İsviçre’de ülke nüfusunun 10 milyonla sınırlandırılmasını öngören referandum önerisi, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Tartışmalı teklif, ülkenin gelecekteki demografik yapısına yönelik önemli bir politika değişikliğini içeriyor.
Anket sonuçları seçmenlerin ikiye bölündüğünü gösteriyor
Kamu yayıncısı SRG adına GfS Bern araştırma şirketi tarafından 20 Nisan – 3 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen ankete 19 bin 728 kişi katıldı.
Sonuçlara göre katılımcıların %47’si öneriyi desteklerken, %47’si karşı çıkıyor. Kararsız seçmen oranı açıklanmazken, araştırmanın hata payının ±2,8 puan olduğu belirtildi.
Referandum 14 Haziran’da yapılacak
Sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) tarafından desteklenen girişim, 14 Haziran tarihinde referanduma sunulacak.
Öneri kapsamında, İsviçre’de daimi ikamet eden nüfusun 2050 yılından önce 10 milyonu aşmaması hedefleniyor. Ayrıca teklif, İsviçre’nin Avrupa Birliği ile yürürlükteki serbest dolaşım anlaşmasının sona erdirilmesini de içeriyor.
Hükümet ve ekonomi çevrelerinden karşı görüş
İsviçre hükümeti, söz konusu düzenlemeye karşı çıkarak bunun AB ile ilişkileri zedeleyebileceğini ve ekonomiye zarar verebileceğini savunuyor.
İş dünyası temsilcileri de benzer şekilde planın ülkenin ekonomik refahını riske atabileceği uyarısında bulunuyor.
Nüfus artışı ve göç tartışmanın merkezinde
Nisan ayında yayımlanan başka bir ankette de referanduma destek verenlerin az farkla önde olduğu görülmüştü. Ülkede son yıllarda hızlanan nüfus artışı ve kamu altyapısı üzerindeki baskı, öneriye yönelik desteği artıran faktörler arasında gösteriliyor.
Resmi verilere göre İsviçre’nin nüfusu kısa süre önce 9 milyonu aştı ve 2024 itibarıyla yabancı uyruklular toplam nüfusun %27’sinden fazlasını oluşturuyor.
SVP’nin AB politikası yaklaşımı
Ülkenin en büyük siyasi partisi olan SVP, Avrupa Birliği ile daha yakın entegrasyona karşı çıkıyor. Parti, AB ile yakınlaşmanın İsviçre’nin egemenliğini tehdit ettiğini ve aşırı düzenlemelere yol açtığını savunuyor.