İsrail ve Lübnan, iki ülke orduları ve Hizbullah arasında devam eden kanlı çatışmaları durdurmayı hedefleyen kritik çerçeve anlaşmasına cuma günü Washington'da imza attı. Günler süren yoğun diplomatik temasların ardından ABD Dışişleri Bakanlığı’nda düzenlenen törende, Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Moawad ile İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter hazırlanan üçlü belgeyi mühürledi. Anlaşmanın içeriğine dair detaylı bir resmi döküm henüz paylaşılmasa da taraflar bu mutabakatı geleceğe yönelik stratejik bir başlangıç olarak tanımladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah tamamen silahsızlanmadığı müddetçe İsrail güçlerinin Güney Lübnan’daki askeri varlığını sürdüreceğini vurguladı.
Üçlü mekanizma ve 100 milyon dolarlık insani yardım
İmza töreni öncesinde konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, atılan adımın zorlu bir yolculuğun ilk ve en temel basamağı olduğunu belirtti. Rubio, anlaşmanın sahadaki işlerliğini kolaylaştırmak adına "Lübnan Askeri Koordinasyon Grubu" adı altında üçlü bir mekanizma kurulacağını açıkladı. Bununla birlikte, Birleşmiş Milletler (BM) koordinasyonunda yürütülmek üzere bölgeye derhal 100 milyon dolarlık insani yardım kaynağı aktarılacağını bildirdi. Bakan Rubio ayrıca, Lübnan Silahlı Kuvvetleri’nin ülke topraklarında devlet egemenliğini yeniden tam anlamıyla tesis edebilmesi amacıyla, mevcut yasal bütçeler dahilinde 30 milyon doların üzerinde ek bir finansal desteğin de sağlanacağını taahhüt etti.
Çatışmaların ağır bilançası
İki ülke arasındaki gerilim; ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri hamlelerinden birkaç gün sonra, 2 Mart tarihinde Hizbullah’ın İsrail topraklarına ateş açmasıyla yeni bir boyuta evrilmişti. Hizbullah saldırılarına İsrail'in havadan ve karadan başlattığı geniş çaplı operasyonlarla karşılık vermesi, Lübnan'da ağır bir insani krize yol açtı. Çatışma sürecinde Lübnan genelinde 4 binden fazla kişi yaşamını yitirirken, 1 milyondan fazla sivil de evlerini terk ederek yerinden edildi. Anlaşmayı değerlendiren Lübnan Büyükelçisi Moawad, bu mutabakatın Lübnan’ın egemenliğini geri kazanması yolunda hayati bir hamle olduğunu kaydetti. İsrail Büyükelçisi Leiter ise "İran dışarıda, Hizbullah dışarıda; İsrail ve Lübnan arasında barışın yolu açıldı" ifadelerini kullandı.
Güvenlikli tampon bölgelerde yeni hazırlık
Başbakan Netanyahu, anlaşmanın Lübnan ordusuna ülke topraklarının kontrolünü kademeli olarak devralması için gerekli hazırlık zeminini sunacağını ifade etti. Sürecin ilk etapta, İsrail askeri unsurlarının savaş döneminde işgal ettiği alanlardan çekileceği iki "pilot bölge" üzerinden başlatılacağı öğrenildi. İsrail yönetimi, söz konusu toprakları kuzey sınırındaki yerleşim yerlerini korumak adına oluşturulan bir "güvenlik kuşağı" veya "tampon bölge" olarak nitelendiriyor. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ise yapılan anlaşmanın, yerinden edilen Lübnanlıların tamamen kurtarılmış ve temizlenmiş topraklarına güvenle dönmesini sağlaması gerektiğini belirtti. Aoun, Lübnan halkının egemenliğini hiçbir dış yapıyla paylaşmadan kendi evlerini yeniden inşa etme hakkına kavuşması gerektiğinin altını çizdi.