İsrail ordusundan yapılan resmi açıklamada, İran’ın başkenti Tahran’ı da kapsayan geniş çaplı bir saldırı dalgasının başarıyla tamamlandığı kaydedildi. Operasyonun detaylarına göre, son 24 saat içerisinde İran yönetimine ait 170 hedef, yaklaşık 400 mühimmat kullanılarak vuruldu. Hedef alınan noktalar arasında çeşitli silah sistemleri için parça üreten merkezi bir tesis, insansız hava aracı (İHA) motorlarının imalat merkezi ile silah teknolojilerinin geliştirildiği stratejik araştırma ve geliştirme laboratuvarlarının bulunduğu öne sürüldü.
Stratejik Noktalar ve Askeri Kamplar Hedef Alındı
Saldırıların sadece başkent Tahran ile sınırlı kalmadığı, ülkenin batı bölgelerinde de yoğunlaştığı belirtiliyor. Ordunun servis ettiği bilgilere göre, Dehgülan kentinde bulunan Besic kampı ile Senendec kentindeki İran askeri güçlerine ait noktalar hava saldırılarının hedefi oldu. İsrail ve ABD kanadı, bu tesislerin İran’ın bölgesel operasyonel kapasitesini doğrudan destekleyen merkezler olduğunu savunuyor.

Bölgesel Gerilim ve Karşılıklı Saldırılar
Washington ve Tahran yönetimleri arasında diplomatik müzakerelerin devam ettiği bir süreçte, 28 Şubat tarihinde başlatılan bu askeri harekat bölgedeki dengeleri kökten değiştirdi. İsrail ve ABD’nin başlattığı saldırılara İran, bölgedeki Amerikan üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn gibi ülkelerdeki hedeflere yönelik misilleme saldırılarıyla yanıt verdi.
Üst Düzey Kayıplar ve Mevcut Durum
Devam eden operasyonlar neticesinde İran sahasında büyük bir otorite boşluğu ve kaos hakim. Yapılan son değerlendirmelere göre, ABD-İsrail ortak saldırılarında İran lideri Ali Hamaney’in yanı sıra ülkenin askeri ve siyasi hiyerarşisinde kilit rol oynayan çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği bildiriliyor. Bölgedeki askeri hareketlilik ve karşılıklı tehditler ciddiyetini korumaya devam ediyor.