İran Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Ulusal Komisyonu Genel Sekreteri Hasan Fertusi, başkent Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, son dönemde düzenlenen saldırıların ülkenin tarihi ve kültürel kimliği üzerinde bıraktığı yıkıcı etkileri paylaştı. Fertusi, Safevi döneminden bu yana 450 yıl boyunca orijinal dokusunu koruyan ve kapsamlı bir onarıma ihtiyaç duymayan çok sayıda yapının bu saldırılarla tamamen yok olduğunu veya ağır hasar aldığını vurguladı.
Uluslararası Diplomasi ve Kınama Süreci
UNESCO'nun saldırılara karşı sessiz kalmadığını ifade eden Fertusi, Minab'daki Şecere-i Tayyibe Okulu'na yönelik saldırının ardından örgütün 24 saat içinde güçlü bir kınama yayımladığını hatırlattı. Ayrıca, Tahran’ın kalbinde yer alan ve UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan Gülistan Sarayı'nın gördüğü hasar nedeniyle de uluslararası düzeyde takip başlatıldığı belirtildi. Fertusi, üniversiteler ve kültürel varlıklara yönelik saldırıların görsel raporlarının tamamlanarak en kısa sürede UNESCO Komisyonu'na sunulacağını ekledi.
Saldırıların Coğrafi Dağılımı ve Hasar Bilançosu
Kültür Miras, Turizm ve El Sanatları Bakanlığı tarafından yapılan son açıklamalara göre, ülke genelinde aralarında müzelerin de bulunduğu en az 114 tarihi alanın doğrudan hedef alındığı veya sarsıntılardan etkilendiği bildirildi (Anadolu Ajansı, 31 Mart 2026). Kirmanşah'taki Beylerbeyi Tekkesi ve Devletşahi Camisi ile Loristan'daki tarihi Falak-ol-Aflak Kalesi'nin ciddi hasar aldığı, Senendec'teki Asef Konağı ve diğer Safevi yapıların da inceleme altına alındığı aktarıldı.
İsfahan’ın Tarihi Dokusu Tehdit Altında
Saldırıların en ağır hissedildiği bölgelerden biri olan İsfahan’da, Safeviler döneminde inşa edilen İsfahan Valiliği tamamen yıkıldı. Tarihi Meydan-ı Nakş-ı Cihan çevresindeki Şeyh Lütfullah ve Şah Abbas camilerinin de saldırıların sarsıntılarından etkilendiğini belirten Fertusi, yaşanan trajediyi şu sözlerle özetledi: "İsfahan'daki yapılarda dökülen tarihi camların üzerinde yürürken, sanki kendi kemiklerimizin üzerinde yürüyormuşuz gibi hissediyorduk."
Bakanlık verilerine göre yalnızca Tahran’da 60, İsfahan’da ise 20 farklı kültürel nokta hasar görmüş durumda. Uzmanlar, askeri müdahalelerin 1954 Lahey Sözleşmesi uyarınca insanlığın ortak hafızasına yönelik doğrudan bir tehdit ve uluslararası hukuk ihlali olduğunu vurguluyor.