İsrail ile Lübnan arasındaki askeri gerilim tırmanırken, bölgedeki dengeleri sarsacak radikal bir çıkış İran’dan geldi. Tahran yönetiminin, Lübnan’a yönelik saldırıların durdurulmaması ve ülkenin egemenlik haklarının korunmaması halinde uluslararası diplomasi ve enerji koridorlarında sert adımlar atmaya hazırlandığı bildirildi. Tasnim Haber Ajansı’na konuşan ve ismi açıklanmayan üst düzey bir İranlı kaynak, İsrail'in Lübnan'daki operasyonları sürdüğü müddetçe İran'ın batılı güçlerle başka hiçbir konuda masaya oturmayacağını ve Hürmüz Boğazı'nı kapalı tutacağını vurguladı.
Mutabakat metnindeki maddeler zincirleme askıya alınabilir
İranlı kaynağın aktardığı detaylara göre, taraflar arasında daha önce imzalanan mutabakat metninin uygulanması tehlikeye girdi. Metnin 13. maddesi uyarınca, ABD'nin 1. maddede üstlendiği güvenlik ve diplomatik taahhütleri yerine getirmemesi durumunda, İran'ın da 5. maddeyi uygulamadan kaldırma hakkı doğuyor. Yetkili, bu mekanizmanın devreye girmesinin doğrudan doğruya Hürmüz Boğazı'nı açılmaması ve küresel petrol sevkiyatının kesintiye uğraması anlamına geleceğini açıkça ifade etti.
Boğazın açılması için dondurulan varlıklar şartı
Haberde, Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası trafiğe açılabilmesi için Tahran'ın öne sürdüğü ön koşullara da yer verildi. Söz konusu mutabakat çerçevesinde, İran'ın yurt dışındaki bazı bankalarda dondurulmuş olan mali varlıklarının bir kısmının serbest bırakılması gerekiyor. Katar ile varılan önceki anlaşmalar doğrultusunda bu finansal iade sürecinin ilk aşamada hayata geçirilmesinin zorunlu olduğu anımsatıldı.
Petrol yaptırımlarının kaldırılması ve abluka şartı
İranlı yetkili, mutabakatın ilk maddesinin eksiksiz uygulanabilmesi için sadece finansal adımların yeterli olmadığını, askeri ve ekonomik ambargoların da son bulması gerektiğini kaydetti. Bu doğrultuda; başta Lübnan olmak üzere tüm bölgesel cephelerde savaşın derhal bitirilmesi, ablukaların tamamen kaldırılması ve İran'ın ham petrol, petrokimya ürünleri ile türevlerinin küresel pazara satışına yönelik yaptırım muafiyetlerinin ivedilikle tanınması ön koşullar arasında sıralandı. Tahran'ın bu resti, bölgedeki çatışmaların küresel bir enerji krizine dönüşme riskini bir kez daha tırmandırdı.