İran İslam Cumhuriyeti, stratejik öneme sahip askeri ve sivil yetkililerine yönelik düzenlenen saldırıların sonuçlarını paylaştı. Yapılan resmi açıklamada, Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Ali Rıza Tengsiri ile Doğal Kaynaklar Teşkilatı Koruma Birimi Başkanı Mecid Zekeriyayi'nin, ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen operasyonlar neticesinde yaşamını yitirdiği belirtildi.
26 Mart tarihinde ABD ve İsrail kaynakları tarafından ortaya atılan "Tengsiri öldürüldü" iddiaları, Tahran yönetiminin son açıklamasıyla kesinlik kazandı.
Devrim Muhafızları’ndan taziye mesajı
Devrim Muhafızları Ordusu, Amiral Tengsiri'nin vefatına ilişkin yayımladığı bildiride, komutanın savunma faaliyetleri sırasında yaralandığını vurguladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Düşmanın önemli tesislerinin ve altyapısının imha edilmesine, ayrıca bir Amerikan savaş uçağının düşürülmesine yol açan ağır darbelerden sonra; adaların ve kıyıların savunma kalkanını güçlendirmek ve kuvvetleri organize etmekle meşgul olan şehit Devrim Muhafızı Amiral Ali Rıza Tengsiri, aldığı ağır yaralar sonucunda Hakk’a kavuşmuştur."
Sivil kuruma düzenlenen saldırıda bir kayıf daha
Askeri kanadın yanı sıra İran’ın çevre ve doğal kaynaklarını korumaktan sorumlu üst düzey bir yetkilinin de hedef alındığı ortaya çıktı. İran’ın yarı resmi haber ajansı ISNA’nın aktardığı bilgilere göre, Doğal Kaynaklar ve Su Havzası Yönetimi Teşkilatı Koruma Birimi Başkanı Mecid Zekeriyayi, geçtiğimiz cumartesi günü teşkilat binasına düzenlenen saldırıda ağır yaralandı.
Zekeriyayi’nin müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybettiği bildirildi. Yaklaşık bir yıl önce bu göreve atanan Zekeriyayi, ülkedeki ormanların, otlakların ve su sistemlerinin güvenliğinden sorumlu birimin başındaydı.
Bölgedeki son durum ve gerilim
Söz konusu suikastlar, İran ile İsrail-ABD hattındaki gerilimin en yüksek noktaya ulaştığı bir dönemde gerçekleşti. İran kaynakları, Amiral Tengsiri’nin özellikle Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndaki savunma stratejilerinin mimarı olduğunu hatırlatarak, kaybın "stratejik bir boşluk" yaratabileceğine dikkat çekiyor. Bölgedeki askeri hareketliliğin, bu onaylama sürecinden sonra yeni bir evreye evrilmesi bekleniyor.