Kongre üyeleri, haftalardır beklenen en kritik ifadelerden birini perşembe günü kayıt altına aldı. Yıllarca Jeffrey Epstein'in sağ kolu olarak görev yapan Sarah Kellen, kapalı kapılar ardında verdiği ifadede, cinsel istismar ağıyla bağlantılı yeni iddiaları ve isimleri gündeme getirdi.
Komite başkanından soruşturmanın seyrine dair açıklama
Komite Başkanı James Comer, Kellen'ın itiraflarının ardından yaptığı değerlendirmede, "Şimdiye kadar yaptığımız en somut ve en üretken görüşmeydi. Bize yeni isimler verdi" ifadelerini kullanarak soruşturmanın yönünün değiştiğine işaret etti.
Kellen'ın suçladığı isimler ortaya çıktı
ABD merkezli medya kuruluşu CNN'e konuşan kaynakların aktardığına göre, Kellen'ın hakkında suçlamalarda bulunduğu kişiler; ünlü Fransız kuaför Frederic Fekkai, Miami Beach'in eski belediye başkanı ve iş insanı Philip Levine ile 2022'de hayatını kaybeden Fransız moda fotoğrafçısı Patrick Demarchelier oldu. Kellen'ın; Fekkai ve Levine'ın kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu, Demarchelier'nin ise teşhircilik yaptığını iddia ettiği belirtildi.
Saldırı ve tanışma iddialarının detayları
Kayıtlara geçen iddialara göre Kellen ifadesi sırasında, Epstein'le tanışmadan önce 2000'li yılların başında Fekkai'nin kendisine Hawaii'deki bir otel odasında saldırdığını anlattı. Kellen ayrıca, yine 2000'li yılların başında Fransa'nın St. Tropez bölgesinde, Epstein ve suç ortağı Ghislaine Maxwell'in kiraladığı bir evde Levine'in cinsel saldırısına uğradığını öne sürdü. İfadede dikkat çeken bir diğer detay ise, Kellen'ı Epstein ile tanıştıran kişinin bizzat fotoğrafçı Demarchelier olmasıydı.
Suçlanan cepheden yalanlama geldi
Ortaya atılan ciddi iddiaların ardından Frederic Fekkai'nin basın temsilcisi Mark Herr, suçlamaları kesin bir dille reddetti. Herr, "Fekkai kimseyi istismar etmedi. Yasa dışı hiçbir davranışta bulunmadı. Epstein'in korkunç suçlarından haberi yoktu" açıklamasını yaptı. İddiaların hedefindeki diğer isim Philip Levine ise daha önce konuya ilişkin yaptığı bir açıklamada, Epstein'le yalnızca birkaç kez görüştüğünü ve onun uçağına hiçbir zaman binmediğini savunmuştu.