ABD’de kız çocuklarına yönelik kurulan fuhuş ağının kilit ismi Ghislaine Maxwell, Texas’taki federal cezaevinden hukuk mücadelesini sürdürüyor. 20 yıl hapis cezasına çarptırılan Maxwell, Jeffrey Epstein mağduru Virginia Giuffre ile on yıl önce görülen ve uzlaşmayla sonuçlanan tazminat davasına ait kritik belgelerin yayımlanmasına itiraz etti.
Manhattan Federal Mahkemesi'ne sunulan dilekçede, yayımlanması beklenen 90 bin sayfalık içeriğin gizliliğinin korunması talep edildi. Maxwell’in avukatları, Adalet Bakanlığı’nın bu belgelere ceza soruşturması sürecinde usulsüz şekilde ulaştığını savunurken, dosyaların 30’dan fazla tanık ifadesi ile özel mali ve cinsel içerikli bilgiler barındırdığını vurguladı.
Şeffaflık Yasası'na Anayasaya Aykırılık İtirazı
Maxwell cephesinin en dikkat çekici savunması ise doğrudan yasama organını hedef aldı. Avukatlar, ABD Kongresi tarafından Aralık 2025’te kabul edilen ve "Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası" olarak bilinen düzenlemenin anayasal bir ihlal olduğunu öne sürdü. Savunma dilekçesinde, "Kongre, bu yasa ile mahkemelerin dosyalarını kötüye kullanımdan koruma yetkisini ellerinden alamaz. Bu durum, kuvvetler ayrılığı ilkesinin açık bir ihlalidir" ifadelerine yer verildi.

Milyonlarca Sayfalık İfşaat ve Hatalı Paylaşımlar
Söz konusu yasa kapsamında, ABD Adalet Bakanlığı Ocak 2026 sonu itibarıyla yaklaşık 3,5 milyon sayfalık belgeyi, binlerce video ve fotoğrafı içeren dev bir arşivi kamuoyuna açmaya başlamıştı (Adalet Bakanlığı 30 Ocak 2026 tarihli açıklaması). Ancak bu süreç büyük tartışmaları da beraberinde getirdi. Geçtiğimiz hafta içerisinde Adalet Bakanlığı, teknik hatalar nedeniyle mağdurların yüzlerinin ve isimlerinin yanlışlıkla deşifre edildiği binlerce dökümanı sistemden geri çekmek zorunda kaldı.
Hakkındaki tüm suçlamaları reddetmeye devam eden ve haksız yere mahkum edildiğini savunan 64 yaşındaki Maxwell, bu son hukuki hamlesiyle hem kişisel bilgilerinin korunmasını hem de mahkumiyetinin iptali için zemin oluşturmayı hedefliyor. Maxwell’in itirazına konu olan belgeler arasında, siyaset ve sanat dünyasından daha önce ismi geçmemiş yeni figürlerin olup olmadığı ise merak konusu olmaya devam ediyor.