Beyaz Saray’dan kovulan kovulana
Son günlerde ABD’nin başkenti Washington’da ilginç gelişmeler yaşanıyor. Kaçık Başkan Trump’ın iki yılı aşkın ikinci görev süresi boyunca Beyaz Saray’ı pek çok ünlü isim ve politikacı terk etmek zorunda kaldı. Bunlardan en dikkati çekenlerden birisi Beyaz Saray’ın bir önceki Basın Sözcüsü Karoline Leavitte’ti. Hiç bir deneyimi olmadan tepeden inme göreve getirilen yirmili yaşlarının sonundaki Leavitte en haddini bilmez haliyle önüne gelen gazeteciyi azarlaması, bir de Trump yönetiminin rezilliklerinin üstünü örtmek için kuyruklu yalanlar söylemesiyle ünlüydü. Leavitt gene iyi dayandı; iki yılın sonunda istifa etti veya ettirildi. Yerine getirilen sözüm ona avukat Katie Zacharia ancak beş gün dayanabildi. O da geçen gün aynı yolun yolcusu oldu. Daha önceki bir yazımda konu ettiğim ABD’nin fazlasıyla göze batan Atina Büyükelçisi Kimberley Guilfoyle isimli kadın da geçen hafta kaçık Başkan Donald Trump tarafından görevden alındı; istifası istendi.
Beyaz Saray Basın Sözcülüğü’ne atanan Katie Zacharia’nın beş günlük görev süresinin ardından istifa etmesi gerçekten çok komik bir hikaye. ABD basınına göre Zacharia istifa etmemiş; çıktığı ilk ve son basın toplantısında eli ayağı titrediği ve sorulara doğru dürüst cevap veremediği için kovulmuş. Kovulmasının bir başka nedeni de işe alındığı sırada avukat olduğunu beyan edip daha sonra bırakın avukatlık stajı yapmayı, hukuk fakültesinden lisans üstü derecesini bile almadığının ortaya çıkmasıymış.
Axios isimli yayın organında yer alan habere göre Zacharia’yı Trump’a tavsiye eden, Başkan’ın özel sekreteri Natalie Harp’mış. Harp Zacharia’nın özellikle iyi bir avukat olması sebebiyle Beyaz Saray Basın Sözcülüğü’ne yakışacağını söylemiş. Öte yandan sanılanın aksine, Beyaz Saray Genel Sekreteri (bir anlamda kahya kadını) Susie Wiles Zacharia’yı hiç tanımıyormuş. Trump kendisine atama kararını açtığında sesini çıkarmamış. Bu konu beni ilgilendirmiyor, demeye getirmiş. Bu arada bir ekleme yapayım. Kahya kadın Susie Wiles’ın da gidici olduğu Washington’da konuşuluyormuş ama Trump bu haberleri yalanlıyormuş.
Gelelim kovulan öbür isme... Daha önce de yazdığım gibi, Trump’ın oğlu Donald jr.’ın eski nişanlısı olma kontenjanından Atina büyükelçiliği görevine atanmış olan Kimberly Guilfoyle isimli frapan kadın, giydiği şeffaf kıyafetler ve cinselliğini öne çıkarmasıyla biliniyordu. Kadın geçen Mart ayında Atina’daki resmi bir davette Yunanistan Enerji Bakanı Stavros Papastavrou’yla Balkanlar’daki enerji koridoru konusunda fena halde tartışmış. Tarışmanın konusu Romanya’daki siyasi krizin Balkan ülkelerindeki enerji alımlarıyla bağlantısıymış. Guilfoyle Amerikan sıvılaştırılmış doğal gazını Balkan ülkelerine pazarlamak istemiş, ama fiyatın pahalı olması nedeniyle pazarlıkta anlaşma olmamış. O nedenle Romanya hükümeti sallantıya girmiş. Atina’daki yemekte Guilfoyle birden,”Romanya Hükümeti yakında çökecek. İstediğimiz herhangi bir ülkeye bunu yapabiliriz, burada da (Yunanistan) yapabiliriz,” diye böbürlenince Papastavrou fena halde kızmış,”ABD, Yunanistan’da halk tarafından seçilmiş bir hükümeti düşürüp yerine yenisini getiremez,” diyerek kadına çıkışmış. Bu tartışmadan iki ay sonra Romanya Hükümeti düşünce hem Atina hem Bükreş ayağa kalkmış. Kadın neredeyse persona non grata (istenmeyen kişi) ilan edilmiş.
Kadının bir de enerji işiyle uğraşan bir kaç iş insanından rüşvet aldığı ortaya çıkınca Trump Kimberly Guilfoyle’u görevinden almak zorunda kalmış.
Bir zamanlar diplomasi becerisiyle ünlü ABD’de özellikle Trump yönetimiyle birlikte bakanlıkların, ama en önemlisi de Dışişleri Bakanlığı’nın tel tel dökülmeye başladığı bir gerçek. Ne kadar döküntü, dokuzuncu, onuncu sınıf insan varsa Trump tarafından önemli görevlere atanmış. Eh, Trump gibi ahlak yoksunu kaçık bir adamdan da başka nitelikte atamalar yapması beklenemezdi zaten. Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş meselesi...