Euronews'in haberine göre; Avrupa genelinde aynı mal ve hizmet sepetinin maliyeti ülkeden ülkeye ciddi şekilde değişiyor. Eurostat verilerine göre bu fark bazı ülkeler arasında neredeyse 4 kata kadar çıkabiliyor.
Fiyat düzeyleri, Avrupa Birliği ortalamasına göre hesaplanan endekslerle ölçülüyor. AB ortalaması 100 kabul edilirken, bu değerin üzeri daha pahalı, altı ise daha ucuz ülkeleri gösteriyor.
Eurostat fiyat karşılaştırma yöntemi
Eurostat, fiyatları karşılaştırmak için 2 binden fazla mal ve hizmetin yıllık ortalama fiyatlarını kullanıyor. Bu sayede ülkeler arası daha dengeli bir karşılaştırma yapılabiliyor.
İki temel ölçüm bulunuyor: hane halkı tüketim harcamaları (HFCE) ve Fiili Bireysel Tüketim (AIC). Bu haberde daha kapsamlı karşılaştırma sunduğu için AIC verileri esas alınıyor.
Bu yöntem yalnızca market harcamalarını değil, sağlık ve eğitim gibi kamu hizmetlerini de kapsayarak daha geniş bir tablo sunuyor.
Avrupa’nın en pahalı ülkeleri
Verilere göre Batı ve Kuzey Avrupa ülkeleri genel olarak daha yüksek fiyat seviyelerine sahip. Listenin zirvesinde Lüksemburg yer alırken, AB ve Avrupa ülkeleri birlikte değerlendirildiğinde İzlanda en pahalı ülke olarak öne çıkıyor.
Danimarka, İrlanda ve Norveç de Avrupa’nın en pahalı ülkeleri arasında bulunuyor. Bu ülkelerde fiyatlar AB ortalamasının yaklaşık yüzde 40 üzerinde seyrediyor.
İsveç ve Finlandiya da yüksek fiyat seviyeleriyle dikkat çekiyor ancak ilk üç ülkeye göre daha düşük bir endekse sahip.
Örneğin Hollanda’da aynı sepet için 120,4 euro, Avusturya’da 119 euro ve Belçika’da 118,1 euro ödeniyor.
En ucuz ülkeler ve bölgesel farklar
Avrupa’nın en ucuz ülkeleri genellikle Orta ve Güneydoğu Avrupa’da yer alıyor. Kuzey Makedonya, AB ortalamasına göre en düşük fiyat seviyesine sahip ülke olarak öne çıkıyor.
Türkiye’de aynı sepet yaklaşık 52,2 euroya, Bosna’da 55,7 euroya, Romanya’da 58,9 euroya ve Bulgaristan’da 60 euroya mal oluyor.
Bu ülkelerde fiyatlar AB ortalamasının en az yüzde 40 altında kalıyor. Polonya, Macaristan ve Sırbistan gibi ülkeler de görece düşük fiyat seviyeleriyle dikkat çekiyor.

Uzmanlardan değerlendirme: Fiyat ve gelir ilişkisi
Groningen Üniversitesi’nden Profesör Robert Inklaar fiyat farklarını değerlendirirken şu ifadeleri kullanıyor:
"Bu veriler her zaman gelirlerle birlikte okunmalı. Yaşam standartları açısından önemli olan fiyatların yüksek olup olmaması değil, yerel ücretin yerelde ne satın alabildiğidir; yani yalnızca fiyat etiketi değil, satın alma gücü önemlidir," dedi.
Inklaar’a göre İsviçre gibi ülkelerde fiyatlar yüksek olsa da ücretler de aynı oranda yüksek olduğu için satın alma gücü dengelenebiliyor.
Pforzheim Üniversitesi’nden emekli Profesör Rainer Maurer ise fiyatlar ve gelirler arasındaki ilişkiye dikkat çekiyor. Ona göre Avrupa Para Birliği ülkelerinde fiyat seviyeleri ile kişi başına gelir arasında güçlü bir korelasyon bulunuyor.
Bu nedenle ekonomistler, ülkeler arası karşılaştırmalarda yalnızca fiyatlara değil, satın alma gücü ve gelir düzeyine de bakılması gerektiğini vurguluyor.
Sonuç: Fiyatlar tek başına yeterli değil
Eurostat verileri Avrupa’da yaşam maliyetlerinin ciddi biçimde değiştiğini ortaya koyuyor. Ancak uzmanlara göre gerçek tabloyu anlamak için fiyatların yanında gelir ve satın alma gücü de birlikte değerlendirilmelidir.