Amerika Birleşik Devletleri'nde yapay zeka altyapısının hızla büyümesine paralel olarak yükselen toplumsal huzursuzluk, ülke çapında kitlesel protestolara dönüştü. Yapay zeka projelerine hizmet eden devasa veri merkezlerinin denetimsiz ve şeffaflıktan uzak bir şekilde yayıldığını savunan çevreler, cumartesi günü 42 eyalette toplam 142 eylem gerçekleştirdi. Bu protestolar, yapay zeka altyapısındaki genişlemeyi doğrudan hedef alan ülke tarihindeki ilk organize ve ulusal çapta hareket olarak kayda geçti.

"Suyla yaşıyoruz, veriyle değil"
Gösteriler, "HumansFirst" adlı sivil oluşum tarafından koordine edildi. Yapılan açıklamada, veri merkezlerine karşı büyüyen bu toplumsal tepki, 2009 yılında vergi politikaları ve devlet müdahalesine karşı doğan sağ popülist Tea Party hareketinin ilk dönemlerine benzetildi. Eylemlerde öne çıkan en büyük endişe ise doğal kaynakların kontrolsüz tüketimi oldu. Virginia'nın Fredericksburg kentinde bir protestocu "Suyla yaşıyoruz, veriyle değil" yazılı pankart taşırken, Atlanta'da "Georgia hiper ölçekli yapay zeka veri merkezleri için oy kullanmadı" dövizleri açıldı. Katılım oranları kırsal bölgelerde ve bazı büyük kentlerde beklentinin altında kalsa da, yerel aktivistlerin çabaları hareketin taban bulmasını sağladı.

Kamuoyu teknoloji devlerine mesafeli
Geçtiğimiz haziran ayında gerçekleştirilen bir Reuters/Ipsos anketi, Amerikan kamuoyunun veri merkezlerine karşı yaklaşımını net bir şekilde ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, Amerikalıların yalnızca üçte biri ülkedeki veri merkezi inşaatlarının mevcut hızını destekliyor. Meta, Alphabet, Amazon, Microsoft ve Elon Musk’ın xAI şirketi gibi devlerin yapay zeka projeleri için kendi bölgelerinde veri merkezi kurulmasına onay verenlerin oranı ise sadece yüzde 14'te kaldı. Veri Merkezi Koalisyonu yetkilileri ise sektörün yerel halk ve siyasetçilerle iş birliği içinde çalışarak çevreye ve hanehalkına olan olumsuz etkileri azaltmaya odaklandığını savunuyor.

Siyaset üstü bir tepki dalgası
HumansFirst koordinatörleri, bu tepkinin herhangi bir siyasi partiyle sınırlı kalmadığını, partiler üstü bir nitelik taşıdığını vurguluyor. Vatandaşların yaşam alanlarında aniden yükselen devasa tesisleri istemediğini belirten yetkililer, konunun yaklaşan ara seçimlerde ve 2028 başkanlık yarışında belirleyici başlıklardan biri olacağını ileri sürüyor. Organizatörlerin ortak talepleri arasında; projelerde tam şeffaflık sağlanması, doğal kaynakların korunması, sendikalı iş imkanlarının yaratılması ve şirketlerin taahhütlerine sadık kalmadıkları takdirde hesap vermesi yer alıyor.

Kuraklık bölgelerinde "distopik" endişe
Eylemlerin coğrafi dağılımına bakıldığında, yatırımların merkez üssü konumundaki Texas, 18 gösteriyle en fazla protestoya sahne olan eyalet oldu. Texas'ı 11 eylemle Georgia ve 8 eylemle California takip etti. Çevresel kaygıların en yoğun hissedildiği yerlerden biri olan California’nın Imperial County bölgesinde, kurulması planlanan bir tesisin Colorado Nehri’nden yılda yaklaşık 984 milyon litre (260 milyon galon) su tüketeceği belirtildi. Göstericiler, yapay zeka uğruna bu ölçekte tatlı su tüketilmesini "distopik" olarak nitelendiriyor. Sektör temsilcileri su kullanımının diğer sanayi kollarına göre sınırlı olduğunu iddia etse de, kuraklık riski altındaki bölgelerde bu durum ana tartışma odağı olmaya devam ediyor.