ABD ve İsrail’in cumartesi günü İran’a yönelik başlattığı saldırılar, Orta Doğu’daki gerilimi yükseltti. İlk saldırının İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ofisine yakın bölgede gerçekleştiği öne sürülürken, Tahran başta olmak üzere ülke genelinde patlama ve duman görüntüleri kaydedildi.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medyada yayımladığı video mesajında “büyük çaplı savaş operasyonları” başlatıldığını ve İran’ın nükleer program ile ABD’ye tehdit oluşturabilecek füze geliştirme hazırlığında olduğunu iddia etti.
Saldırının ardından bölgede yaygın bir şekilde konuşlanmış ABD askeri üsleri dikkat çekiyor. Bu üsler, hava, deniz ve kara operasyonlarının yönetildiği stratejik noktalar olarak öne çıkıyor:
Bahreyn: ABD Donanması 5. Filosu, Basra Körfezi ve Kızıldeniz’in bazı bölümlerini kapsayan operasyon merkezidir.
Katar: Al Udeid Hava Üssü, CENTCOM’un ileri karargâhı ve yaklaşık 10 bin askerle Orta Doğu’daki en büyük ABD tesisi olarak biliniyor.
Kuveyt: Camp Arifjan, Ali Al Salem Hava Üssü ve Camp Buehring, Irak ve Suriye operasyonları için lojistik merkez olarak kullanılıyor.
BAE: Al Dhafra Hava Üssü, bölgesel hava operasyonları açısından kritik, Dubai’deki Jebel Ali Limanı ise ABD Donanması’nın uğrak noktası.
Irak: Ain Al Asad ve Erbil Hava Üsleri, lojistik, eğitim ve istihbarat operasyonları için stratejik önem taşıyor.
Suudi Arabistan: Prens Sultan Hava Üssü, Patriot ve THAAD sistemleriyle hava ve füze savunmasına destek veriyor.
Ürdün: Muwaffaq al Salti Hava Üssü, ABD Hava Kuvvetleri Merkez Komutanlığı’na bağlı birliklerin operasyonlarını yürütüyor.
ABD ve İsrail saldırılarının ardından geniş bir coğrafyaya yayılan bu üslerin olası hedefler arasında olması, çatışmanın bölgesel ölçekte daha da büyüyebileceğine dair endişeleri artırıyor.