ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Fransa’nın Colleville-sur-Mer kasabasında bulunan Normandiya Amerikan Mezarlığı’nda gerçekleştirilen Normandiya Çıkarması’nın 82. yıl dönümü anma törenlerinde yaptığı konuşmada, Avrupa’nın mevcut göç politikalarına yönelik zehir zemberek açıklamalarda bulundu. Hegseth, müttefik kuvvetlerin 1944 yılında Nazi işgali altındaki Avrupa’yı kurtarmak amacıyla gerçekleştirdiği tarihi askeri harekat ile günümüzdeki deniz yoluyla gerçekleşen düzensiz göç hareketleri arasında çarpıcı bir paralellik kurdu.

"Avrupa sahilleri tehlikeli ideolojilerin istilası altında"
Tarihi Normandiya kıyılarında konuşan Hegseth, Avrupa’nın bugün askeri bir işgalden ziyade ideolojik ve demografik bir kuşatma ile karşı karşıya olduğunu iddia etti. "Ne yazık ki bugün Avrupa'nın farklı sahilleri, farklı tehlikeli ideolojiler tarafından fırtınaya tutulmuş durumda" diyen Hegseth; İspanya, İtalya, Yunanistan ve Bulgaristan kıyılarına botlarla ve teknelerle ulaşan düzensiz göçmen akınına dikkat çekti. Avrupa hükümetlerine sert bir dille seslenen ABD Savunma Bakanı, "Avrupa başkentleri bu istilaya karşı ne zaman harekete geçecek, yoksa çok mu geç kalındı?" ifadelerini kullandı.
"Özgürlüğün bedelsiz olduğunu unuttunuz"
Hegseth, Avrupa ülkelerinin İkinci Dünya Savaşı sonrasında elde ettikleri uzun süreli barış ve refah ortamında fazla "rahatladıklarını" ve özgürlüğün sürekli korunması gereken amansız bir mücadele olduğunu göz ardı ettiklerini belirtti. Normandiya'da can veren askerlerin mirasına atıfta bulunan Bakan, geçmişte ödenen ağır bedellerin bugünkü liderler tarafından kararlılıkla savunulmaması halinde kazanılan özgürlüklerin kalıcı olamayacağı uyarısında bulundu.

Trump yönetiminin "medeniyetin silinmesi" endişesi
Hegseth’in bu çıkışı, ABD’de ikinci dönemini sürdüren Trump yönetiminin Avrupa’ya yönelik genel ulusal güvenlik perspektifini doğrudan yansıtıyor. Yönetimin aralık ayında yayımladığı Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesinde de Avrupa'nın gevşek göç politikaları nedeniyle bir "medeniyet silinmesi" riskiyle karşı karşıya olduğu ve kıtanın yakın gelecekte tanınmaz hale gelebileceği iddia edilmişti.
Buna paralel olarak, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de geçtiğimiz günlerde İngiltere'de yaşanan bir cinayet vakası üzerinden Avrupa elitlerini eleştirmiş, kitlelerin kontrolsüz göçle batı medeniyetine düşman ideolojileri kıtaya taşıdığını savunmuştu. Vance'in bu iddiaları ise İngiltere Başbakanlığı (Downing Street) tarafından asılsız olduğu gerekçesiyle sert bir şekilde kınanmıştı.
Göç dalgaları ve değişen Avrupa siyaseti
Avrupa genelinde düzensiz göç, son yıllarda seçimlerin ve iç siyasetin seyrini belirleyen en kritik unsur haline geldi. Sıkı sınır denetimlerini ve radikal göç karşıtı önlemleri savunan sağ partiler birçok Avrupa ülkesinde oylarını artırmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, Avrupa'ya deniz yoluyla ulaşan göçmen sayısı 2015 yılındaki kriz döneminde 1 milyonu aşarak tarihi bir zirve görmüştü. Güncel resmi verilere göre ise Nisan 2025 - Mart 2026 döneminde İngiltere, Yunanistan, İtalya, İspanya ve Kıbrıs'a deniz yoluyla ulaşan düzensiz göçmen sayısı toplamda 169 bin 341 olarak kayıtlara geçti.