Yapay zeka teknolojilerinin küresel ölçekte hızla yaygınlaşması, yalnızca enerji tüketimiyle değil, aynı zamanda su kaynakları üzerindeki etkileriyle de yeni bir çevresel tartışmayı beraberinde getiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı ve sektörel analizler, yapay zeka uygulamaları ve veri merkezlerine bağlı su tüketiminin önümüzdeki yıllarda çarpıcı biçimde artacağını ortaya koyuyor.
Bu artış, özellikle iklim değişikliğiyle birlikte su stresi yaşayan bölgeler açısından ciddi bir sürdürülebilirlik ikilemi yaratıyor. Yüksek hesaplama gücü gerektiren yapay zeka sistemleri, veri merkezlerinde yoğun soğutma ihtiyacı doğururken, bu süreçte kullanılan su miktarı giderek daha büyük bir çevresel maliyete dönüşüyor.
Veri merkezleri ve artan su tüketimi
Veri merkezleri, yapay zeka modellerinin eğitimi ve çalıştırılması sırasında ortaya çıkan yüksek ısıyı dengelemek amacıyla büyük miktarda su kullanıyor. Özellikle büyük ölçekli dil modelleri ve sürekli çalışan algoritmalar, geleneksel bilişim altyapılarına kıyasla çok daha yoğun kaynak tüketimine neden oluyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın değerlendirmelerine göre, küresel veri merkezi kapasitesinin artmasıyla birlikte su talebinin de katlanarak büyümesi bekleniyor. Bu durum, halihazırda su kıtlığı yaşayan bölgelerde sosyal ve çevresel riskleri artırıyor.
Sürdürülebilirlik açısından riskler
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yüksel Ardalı, yapay zeka teknolojilerinin su kaynakları üzerindeki etkilerini AA Analiz için kaleme aldığı değerlendirmesinde, dijital dönüşümün çevresel boyutunun yeterince tartışılmadığına dikkat çekiyor.
Ardalı’ya göre, yapay zekanın sunduğu ekonomik ve teknolojik kazanımlar, doğal kaynakların aşırı kullanımı ile birlikte ele alınmadığı sürece uzun vadede geri dönülmesi zor çevresel sorunlara yol açabilir. Su tüketimindeki artış, yalnızca ekosistemleri değil, tarım, gıda güvenliği ve halk sağlığını da dolaylı olarak etkileyebilir.
Çözüm arayışları ve alternatif yaklaşımlar
Uzmanlar, yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarında su verimliliği yüksek soğutma sistemlerinin tercih edilmesi, geri dönüştürülmüş su kullanımı ve bölgesel su risklerinin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.
Sürdürülebilir yapay zeka anlayışının benimsenmesi, yalnızca enerji verimliliğiyle sınırlı kalmayıp, su ayak izinin azaltılmasını da kapsayan bütüncül bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Aksi halde dijital ilerlemenin bedeli, küresel ölçekte derinleşen bir su krizine dönüşebilir.