İstanbul
Açık
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4632 %0.28
51,2891 %0.05
6.328,19 % 1,30
67.658,06 %-2.747
Muhalif. ÇEVRE İstanbul Çevre Mühendisleri Odası'ndan 2026 maden ihalelerine sert tepki: Bu bir madencilik değil işgaldir

İstanbul Çevre Mühendisleri Odası'ndan 2026 maden ihalelerine sert tepki: Bu bir madencilik değil işgaldir

İstanbul Çevre Mühendisleri Odası, Madencilik ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından 25 Mart 2026 itibarıyla başlatılan yeni maden ihale süreçlerine karşı sert bir bildiri yayımladı. Ormanların, su kaynaklarının ve tarım arazilerinin sistematik bir yıkım politikasıyla karşı karşıya olduğunu vurgulayan oda, süreci "madencilik faaliyeti değil, yaşam alanlarının işgali" olarak nitelendirdi.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 2 dk

İstanbul Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO), Madencilik ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından ihale edilen ve hazırlık aşamasında olan yeni maden sahalarına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. 25 Mart 2026 tarihinde açılan ihalelerin, ülkenin doğal kaynakları üzerinde geri dönülemez bir tahribat yaratacağı belirtilen açıklamada, bu sürecin münferit projelerden ziyade bütünlüklü bir yıkım politikasının parçası olduğu ifade edildi. Özellikle ormanlar, su havzaları ve tarım alanlarının şirketlerin kullanımına açılmasının, sadece ekosistemi değil, doğrudan insan ve hayvan yaşamını tehdit ettiği vurgulandı.

Sistematik bir yıkım haritası oluşturuluyor

Karadeniz’den Ege’ye, Akdeniz’den Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada maden ruhsatlandırma süreçlerinin hız kazandığına dikkat çekildi. Çevre Mühendisleri Odası'nın verilerine göre, Türkiye genelindeki orman varlığının yaklaşık %60-70’lik bölümü halihazırda maden sahası ilan edilmiş durumda. Bildiride, bu verilerin güncel hallerinin kamuoyundan gizlendiği ve toplumun bilgi alma hakkının engellendiği savunulurken, mevcut tablonun bir kalkınma hamlesi değil, "sömürgeleştirme programı" olduğu iddia edildi.

Madencilik faaliyeti adı altında yaşam alanları işgal ediliyor

Açıklamada, yaban hayatından kültürel varlıklara, sağlıklı gıdaya erişimden köylülerin yerinden edilmesine kadar pek çok sosyal ve ekolojik soruna değinildi. Doğanın metalaştırıldığı ve yaşamın piyasa koşullarına terk edildiği bir sistemin sonuçlarının yaşandığı belirtilerek, "Bu bir madencilik faaliyeti değil, yaşam alanlarının işgalidir" denildi. ÇMO İstanbul Şubesi, tüm halkı 2026 maden ihalelerine karşı durmaya ve anayasal bir hak olan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını savunmaya çağırdı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız