Türkiye'nin deprem kuşağında yer alması ve sanayi bölgelerinde yaşanan yangınlar, her yıl milyonlarca ton inşaat atığının oluşmasına neden oluyor. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), bu çevresel yükü stratejik bir avantaja dönüştürmek için güçlerini birleştirdi. İTÜ Doktora Öğrencisi Selin Koca’nın tez çalışmasıyla başlayan proje kapsamında, afetlerden kalan beton parçaları ileri teknoloji yöntemlerle yapı sektörüne geri kazandırılıyor.
Fabrika enkazından laboratuvara uzanan dönüşüm
Çalışmanın somut verileri, iki yıl önce Çerkezköy’de yanan 160 bin metrekarelik dev bir tekstil fabrikasının enkazından sağlandı. Bölgeden toplanan beton atıkları, NKÜ Yapısal Deprem Laboratuvarı’nda titiz bir kırma ve küçültme işleminden geçirildi. Belirli tane boyutlarına getirilen bu geri dönüştürülmüş agregalar, CFCT (Beton Dolgulu Çelik Boru) adı verilen özel sistemler içerisinde test edilmeye başlandı.

Japonya modeli ile yüksek güvenlikli yapılar
NKÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Bal, bu teknolojinin dünyadaki örneklerine dikkat çekerek, CFCT sistemlerinin özellikle Japonya ve Çin’de gökdelen, köprü ve deniz yapılarında yaygın kullanıldığını vurguladı. Bal, 6 Şubat depremlerinin ardından ortaya çıkan devasa enkaz hacminin yönetilmesi gerektiğini belirterek, "Bu yöntemle taşıyıcı sistemin dayanımı artırılırken, çelik borularda görülen burkulma ve stabilite problemleri de ortadan kaldırılıyor" dedi.
Hem ekonomik hem çevreci çözüm
Şu ana kadar 32 farklı deneyin tamamlandığı projede, elde edilen sonuçlar betonun içine enjekte edilen çimento takviyesiyle en yüksek verime ulaşıldığını gösteriyor. Yaklaşık 3 ay içerisinde büyük ölçekli yapısal deneylerin tamamlanması planlanırken, sistemin Türkiye'deki inşaat standartlarına entegre edilmesi hedefleniyor. Bu teknoloji sayesinde sadece atıklar değerlendirilmekle kalmayacak, aynı zamanda çimento üretiminden kaynaklanan karbon salınımı da minimize edilerek sürdürülebilir bir şehirleşme modeline geçilecek.