İstanbul
Kapalı
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,0026 %0.06
55,7296 %-0.02
6.529,12 %0.76
83.887,99 %0.81
Muhalif. BİLİM - TEKNOLOJİ Kanser tedavisinde yeni umut: İnsan genomunda binlerce küçük protein keşfedildi

Kanser tedavisinde yeni umut: İnsan genomunda binlerce küçük protein keşfedildi

Bilim insanları, insan DNA'sında daha önce gözden kaçan ve kanser hücrelerinin büyümesinde rol oynayabilen binlerce küçük protein benzeri yapı keşfetti.

Kanser tedavisinde yeni umut: İnsan genomunda binlerce küçük protein keşfedildi
KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 3 dk

Bilim insanları, insan DNA'sında daha önce protein üretmediği düşünülen bazı bölgelerin aslında küçük protein benzeri moleküller oluşturabildiğini ortaya çıkardı. "Peptidein" adı verilen bu yapıların bazı kanser hücrelerinin büyümesinde rol oynayabileceği ve gelecekte kanser tedavileri ile aşı çalışmalarında yeni hedefler sunabileceği belirtildi.

İnsan genomunda uzun yıllardır büyük ölçüde göz ardı edilen bazı DNA bölgelerinin hücrelerin işleyişinde önemli görevler üstlenebileceği belirlendi. Uluslararası araştırma grubu TransCODE Konsorsiyumu, daha önce protein üretmediği düşünülen 7 bin 264 DNA bölgesini inceledi.

Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, incelenen bölgelerin yaklaşık dörtte birinin gerçekten küçük protein benzeri moleküller ürettiği tespit edildi. Araştırmacılar bu molekülleri "peptidein" olarak adlandırdı.

Bilim insanları, insan hücrelerinde yaklaşık 1.700 farklı peptidein bulunabileceğini tahmin ediyor. Ancak bu moleküllerin büyük bölümünün hücrelerde hangi görevleri üstlendiği henüz bilinmiyor.

Peptideinler kanser hücrelerinde de tespit edildi

Araştırmada bazı peptideinlerin kanser hücrelerinde de üretildiği ortaya çıktı. Bilim insanları, bazı kanser hücrelerinin büyümek ve hayatta kalmak için bu küçük moleküllere ihtiyaç duyabileceğini belirledi.

Laboratuvar çalışmalarında, belirli peptideinlerin üretimini sağlayan DNA bölgeleri devre dışı bırakıldığında meme, prostat, kolorektal ve beyin kanseri hücrelerinin büyümesinin durduğu gözlendi.

Bu bulgular doğrultusunda araştırmacılar, peptideinlerin gelecekte kanser tedavisinde yeni bir hedef olarak değerlendirilebileceğini düşünüyor.

Kanser aşılarında kullanılma ihtimali araştırılıyor

Peptideinlerin dikkat çeken olası kullanım alanlarından biri de kanser aşıları. Kanser hücrelerinin yüzeyinde bulunan bazı peptidein parçalarının bağışıklık sistemi tarafından tanınabileceği belirtiliyor.

Bilim insanları, bağışıklık sisteminin bu molekülleri tanıyacak şekilde eğitilmesiyle kanser hücrelerinin hedef alınmasını amaçlıyor. Bu yaklaşım, özellikle çocuklar ve gençlerde görülen nadir ve saldırgan bir kanser türü olan Ewing sarkomu üzerinde araştırılıyor.

Geliştirilmekte olan bir aşının, 45'e kadar hastanın katılması planlanan erken aşama bir klinik araştırmada test edilmesi öngörülüyor. Çalışmanın ilk aşamasında aşının güvenliği ve bağışıklık sisteminde yeterli yanıt oluşturup oluşturmadığı değerlendirilecek.

İnsan genomuna ilişkin bilgiler yeniden değerlendirilebilir

Araştırmacılar, elde edilen sonuçların insan genomunun nasıl çalıştığına ilişkin mevcut bilgileri önemli ölçüde değiştirebileceğini belirtiyor.

Hollanda'daki Prinses Máxima Pediatrik Onkoloji Merkezi'nden Dr. Sebastiaan van Heesch, bulguların biyoloji alanında yerleşik bazı bilgilerin yeniden değerlendirilmesine yol açabileceğini ifade etti.

Bilim insanları peptideinlerin yalnızca kanser araştırmalarında değil, kalp hastalıkları ve nörodejeneratif hastalıkların incelenmesinde de önemli olabileceğini değerlendiriyor.

Araştırmaların henüz erken aşamada olduğu vurgulanırken, peptidein temelli tedavilerin insanlarda gerçekten etkili olup olmadığının belirlenmesi için daha kapsamlı klinik çalışmalara ihtiyaç duyuluyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız