İstanbul
Açık
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,9314 %0.06
53,5430 %0.2
6.703,65 % 1,27
70.057,99 %-4.161
Muhalif. BİLİM - TEKNOLOJİ İklim kaynaklı kayıplara Deniz ekosistemleri daha dirençli

İklim kaynaklı kayıplara Deniz ekosistemleri daha dirençli

Deniz ekosistemleri tam işlevselliğini kaybetmeksizin biyoçeşitlilik anlamında bazı kayıplara uyum sağlıyor; bu durum daha iyimser iklim tahminleri yapılmasına imkân tanıyor.

Okunma Süresi: 2 dk

Yaklaşık 66 milyon yıl önce, toptan bir yok oluş vakası yeryüzündeki türlerin büyük çoğunluğunu ortadan kaldırdı, bunlara karbondioksitin atmosferden ayrıştırılmasına yardımcı olan denizdeki plankton türlerinin çoğu da dahildi. Fakat dört milyon yıldan fazla sürse de planktonlar, yok oluş öncesi biyoçeşitlilik düzeylerine geri döndü; bilim insanlarının yakın zamanda bulduklarına göre, ekosisteme yaptıkları katkılar toparlanmayı daha da hızlandırdı.

Araştırma ekibi, çalışmalarını kalsiyum karbonattan oluşan kabukları üreten tek hücreli organizmalar olan ‘planktik foraminifera’ üzerinde yoğunlaştırdı. Bu organizmalar, okyanuslardaki ‘deniz biyolojik pompası’ adıyla bilinen karbon dolaşımı sürecine katkı sağlıyor, fosilleşmiş deniz kabukları da biyolojik pompanın verimliliğini gösteren jeolojik bir kayıt barındırıyor. Ekibin ulaştığı bulgulara göre, planktonların yok oluş öncesi biyoçeşitlilik düzeylerine dönmesi -4.3. milyon yıl-, biyolojik pompanın 1.8 milyon yıl süren iyileşme süreciyle karşılaştırıldığında daha uzun sürüyor; araştırmacılar, bu iki olayın eşleşmediğini söylüyorlar

BİYOÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI GEREKİYOR

Araştırmanın ortak yazarlarından Daniela Schmidt’in bir basın açıklamasında belirttiğine göre, dramatik çevresel değişimlerle türlerin yok oluşu karşısında artan endişe düşünüldüğünde bu bulgular son derece önemli: “Çalışmamız gösteriyor ki, deniz sistemleri tam işlevselliğini kaybetmeksizin biyoçeşitlilik anlamında bazı kayıplara uyum sağlıyor, bu da daha iyimser iklim tahminleri yapılmasına imkân veriyor ve bu umut verici. Yine de hâlâ kesin kritik noktayı bilmiyoruz; o yüzden bu kırılgan ilişkinin ve biyoçeşitliliğin korunmasına fazlasıyla odaklanılması gerekiyor.”

Schmidt sözlerine şunları ekliyor: “Sonuçlar, iklimin geleceğine ilişkin tahminler ile kıyısal ve açık okyanus ekosistem modellerinin ilişkilendirilmesinin önemini vurguluyor. Bu, deniz yaşamındaki iklim kaynaklı yok oluşların etkisini anlamamız ve tahmin yürütmemiz için kavrayışımızı geliştirecek. Denizin insanlara sunduğu bir imkân olan balıkçılık üzerine daha ayrıntılı düşünülmesi gerekecek. Mesela balıkla bağlantılı besin ağının en üstünde aynı belirgin göstergelerin ne olduğuna bakan araştırmalara da gerek var.”

Yazının orijinalini, "Anthropocene Magazine" sitesinden okuyabilirsiniz. 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız