Tekirdağ’da Osmanlı döneminden bu yana yaşatılan ve nesilden nesle aktarılan ramazan çöreği geleneği, resmi bir statü kazandı. Trakya Kalkınma Ajansı koordinasyonunda, Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün iş birliğiyle yürütülen süreç sonucunda, kentin bu özel lezzeti Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillendi.
Tekirdağ’ın gastronomi envanterine giren bu ürün, şehrin tescilli lezzet sayısını artırırken, yerel üretimin korunması ve gelecek kuşaklara aslına uygun şekilde aktarılması hedefleniyor.
Nohut mayasının sabır isteyen yolculuğu
Tekirdağ ramazan çöreğini diğer hamur işlerinden ayıran en temel özellik, üretiminde kullanılan özel nohut mayasıdır. Yapım süreci oldukça zahmetli olan bu maya, kuru ve iri nohutların kırılmasıyla hazırlanıyor. Yaklaşık 12 ile 15 saat arasında değişen bir hazırlık evresine sahip olan maya, "ne soğuk ne de çok sıcak" bir ortamda, adeta bir bebek hassasiyetiyle bekletiliyor.

Ustalık gerektiren bu süreçte, mayanın kıvamı tutturulamazsa çöreğin o kendine has sarımsı rengini ve karakteristik kokusunu alması mümkün olmuyor. Tescil belgesindeki detaylara göre, çöreğin rengi tamamen bu doğal mayadan kaynaklanıyor; dışarıdan herhangi bir renklendirici veya katkı maddesi kullanımı ise kesinlikle yasak.
Mide dostu ve uzun ömürlü lezzet
Sadece ramazan ayına özel olarak fırınlarda yerini alan bu çörek, tokluk hissi vermesi ve hazmı kolaylaştırmasıyla biliniyor. İçeriğinde hiçbir yapay koruyucu bulunmamasına rağmen, nohut mayasının özelliği sayesinde uzun süre tazeliğini koruyabilen ürün, oda sıcaklığında 24 saate kadar ilk günkü nefasetini muhafaza ediyor.
Odun ateşinde pişirilmesi gelenekselleşen Tekirdağ ramazan çöreği, artık üzerinde taşıyacağı coğrafi işaret amblemiyle hem iç pazarda hem de uluslararası tanıtımlarda Tekirdağ’ın markalaşan yüzlerinden biri olacak.