Psikologlar, sık sık saate bakmanın sadece merak veya zaman yönetimiyle ilgili olmadığını belirtiyor. Bu davranış, bireyin iç dünyasındaki huzursuzlukların ve bilişsel yüklerin dışa vurumu olarak değerlendiriliyor.
Zaman Kaygısı (Time Anxiety) nedir?
Uzmanlara göre saati sürekli kontrol etme davranışı, genellikle Zaman Kaygısı fenomeninden kaynaklanıyor. Kişi, zamanın yetmeyeceği veya hayatı verimli geçiremeyeceği endişesiyle kronik bir stres yaşıyor. Bu davranış, tam tersine stresi artırarak kısır bir döngü yaratıyor.
Sosyal bir kaçış stratejisi olarak saat izleme
Saatle obsesif ilişki bazen sosyal bir kaçış yöntemi olarak da ortaya çıkıyor. Rahatsız edici bir toplantıda veya yabancı olunan ortamlarda saate bakmak, “buradayım ama gitmem gerekiyor” mesajını veren sözel olmayan bir ipucu olarak kabul ediliyor.

Bilişsel strateji: Zaman Tabanlı Prospektif Bellek (TBPM)
Bilimsel araştırmalar, gelecekteki görevleri unutmamak için saati kontrol etmenin bir bilişsel strateji olduğunu ortaya koyuyor. Ancak bu kontrol sıklığı arttığında hipervijilans (aşırı tetikte olma) halini alıyor ve mevcut ana odaklanmayı engelliyor.
Modern iş yaşamında saat izleme
“Clock-watching” yani sürekli saat kontrolü, düşük iş tatmini ve tükenmişlikle de ilişkili. Zamanın performans ölçütü olduğu iş ortamlarında çalışanlar, sürekli baskı altında hissediyor ve yaratıcılıkları olumsuz etkileniyor.
Sürekli saate bakmak sadece zamanı görmek değil; kaygı, sıkılma, kontrolü kaybetme korkusu veya mevcut ortamdan uzaklaşma isteğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.