yılında Japonya’da bir hastanın kulağında tespit edilen Candida auris adlı mantar türü, kısa sürede dünya genelinde yayılım göstererek kamu sağlığı açısından ciddi bir risk haline geldi.
Microbiology and Molecular Biology Reviews dergisinde yayımlanan kapsamlı araştırmaya göre, Candida auris mevcut antifungal ilaçlara karşı geliştirdiği yüksek direnç nedeniyle tıp dünyasını zorlayan enfeksiyonların başında geliyor. Çoğu zaman sıradan mantar türleriyle karıştırılan bu patojen, yanlış tanı nedeniyle tedavide gecikmelere yol açabiliyor.
Mantar enfeksiyonları insanlık için yeni bir sorun olmasa da son yıllardaki artış dikkat çekici boyutlara ulaştı. Güncel tahminler, mantar kaynaklı ölümlerin yıllık yaklaşık 4 milyona yaklaştığını ortaya koyuyor. Bu sayı, on yıl öncesine kıyasla neredeyse iki kat artış anlamına geliyor. Candida auris ise bu tablonun en ölümcül aktörlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Normal şartlarda insan derisinde belirti vermeden yaşayabilen mantar, bağışıklık sistemi zayıf bireylere bulaştığında hızla hayati tehlike yaratabiliyor. Araştırmalara göre C. auris enfeksiyonu nedeniyle hastaneye yatırılan hastaların yaklaşık üçte biri yaşamını yitirirken, enfeksiyonun kana karıştığı vakalarda ölüm oranı yüzde 50’ye kadar çıkabiliyor.
Bu mantarı diğerlerinden ayıran en kritik özellik ise çoklu ilaç direnci. Bazı vakalarda dört ana antifungal ilaç grubunun tamamına karşı direnç geliştirmiş suşlara rastlanması, modern tıbbı neredeyse çaresiz bırakıyor. Üstelik standart laboratuvar testlerinin bu mantarı sıklıkla yanlış tanımlaması, tedaviyi daha da zorlaştırıyor.
Günümüzde Candida auris 50’den fazla ülkede tespit edilmiş durumda. Sadece ABD’de 2023 yılında bildirilen vaka sayısı 4 bin 500’ü aşmış bulunuyor. Araştırmacılar, bu mantarı iklim değişikliğinin doğrudan tetiklediği ilk hastalıklardan biri olarak değerlendiriyor. Yükselen küresel sıcaklıklara uyum sağlayarak insan vücudu sıcaklığında hayatta kalabilmesi, mantarın evrimsel bir sıçrama yaptığını gösteriyor.
Her ne kadar tablo endişe verici olsa da bilim insanları çözüm için çalışmalarını sürdürüyor. Yeni nesil antifungal ilaçlar üzerinde yürütülen araştırmalarda bazı umut verici sonuçlar elde edilirken, geniş mantar gruplarını hedef alan aşı projelerinde de önemli ilerlemeler kaydedildi.
Uzmanlar, Candida auris’in insan vücuduyla etkileşimini ve hastalığa yol açan moleküler mekanizmalarını çözerek bu dirençli tehdidi kontrol altına almayı hedefliyor. Amaç, sessizce ilerleyen bu küresel tehlike daha büyük bir krize dönüşmeden etkisiz hale getirmek.