Manisa Soma’da yaşayan Fadime ve İbrahim Akdaş çifti, 2010 yılından bu yana süren çocuk özlemlerine, uygulanan kişiye özel tedavi yöntemleri sayesinde 21 Mayıs günü kavuştukları kızları Ravza ile nokta koydu.
Tıp dünyasında yaşanan teknolojik gelişmeler ve kişiselleştirilmiş tedavi protokolleri, yıllardır çocuk sahibi olamayan çiftler için umut ışığı olmaya devam ediyor. Manisa’nın Soma ilçesinde ikamet eden 34 yaşındaki Fadime Akdaş ve 39 yaşındaki İbrahim Akdaş çifti, tam 16 yıl süren zorlu bir çocuk sahibi olma mücadelesini başarıyla nihayete erdirdi.
Zorlu süreç nasıl aşıldı?
Çiftin yaşadığı süreç, Poliendokrin Metabolik Over Sendromu (PMOS) tanısıyla başladı. İlaç tedavileri, üç aşılama denemesi ve iki tüp bebek girişimi sonuçsuz kalırken, yaşanan üç ayrı gebelik kaybı aileyi derinden sarstı. Son çare olarak Bahçeci Bursa Tüp Bebek Merkezi’ne başvuran çift, burada Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Sabri Çolak’ın gerçekleştirdiği ayrıntılı tetkikler sonucunda, embriyolara uygulanan genetik inceleme (PGT-A) ve kişiye özel rahim hazırlık süreciyle sağlıklı bir gebelik dönemine adım attı.
Mucize bebek Ravza'nın gelişiyle evlerinde bayram havası yaşandığını belirten aile, 16 yıllık ayrılığın ardından evlatlarına kavuşmanın tarifi imkansız bir duygu olduğunu dile getirdi. Maden çalışanı baba İbrahim Akdaş, bebeğinin kalp atışlarını duyduğu anı hayatının en anlamlı dönüm noktası olarak tanımlarken, anne Fadime Akdaş ise evlerinin artık sadece bebek kokusuyla değil, huzur ve umutla dolduğunu ifade etti.
Başarının arkasındaki tıbbi yaklaşım nedir?
Tedavi sürecini yöneten Doç. Dr. Sabri Çolak, tekrarlayan gebelik kayıpları olan hastalarda standart tedavilerin ötesine geçmenin kritik önem taşıdığını vurguladı. Dr. Çolak, Akdaş çiftine uygulanan genetik incelemeli tüp bebek yöntemi sayesinde, sağlıklı embriyonun seçilerek rahim içi hazırlığın optimize edildiğini ve bu sayede 16 yıllık hasretin yerini sağlıklı bir doğuma bıraktığını belirtti. Uzmanlar, tıbbi literatürde kişiselleştirilmiş protokollerin özellikle dirençli vakalarda başarı oranlarını doğrudan yükselttiğine dikkat çekiyor.