“Hapşırırken kalbin bir anlığına durduğu” efsanesi, özellikle güçlü hapşırıklardan sonra hissedilen kısa boşluk duygusuyla yaygın bir inanış haline gelmiş durumda. Ancak Kardiyoloji Uzmanları, bu durumun dramatik bir kalp durması anlamına gelmediğini vurguluyor.
Hapşırma sırasında göğüs içi basıncı ve kan basıncındaki ani değişimler, kalbin ritminde sadece milisaniyelik farklılıklara yol açıyor. Vagus sinirinin devreye girmesiyle kalp hızı geçici olarak yavaşlıyor, ancak normal süre içinde eski ritmine dönüyor.
Memorial Hastanesi verilerine göre, gerçek kalp durması (kardiyak arrest) genellikle ventriküler fibrilasyon veya şiddetli blok gibi ciddi kalp sorunlarından kaynaklanıyor ve üç saniyeden uzun sürerse risk teşkil ediyor. Hapşırma sırasında meydana gelen geçici duraklamalar ise normalde fark edilmiyor.
Hapşırmaya bağlı bayılma, yani “hapşırma sinkopu”, literatürde çok nadir vakalarla bildirilmiş. Örneğin glokom tedavisi gören bir kadın ve kalp kapağında tümör olan bir erkek hapşırma sonrası bayılmış; her iki vaka da altta yatan sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilmiş.
Uzmanlar, sağlıklı bireylerde hapşırmanın kalbe zarar vermediğini ve çoğu zaman faydalı bir refleks olduğunu belirtiyor. Ancak hapşırma sırasında şiddetli baş dönmesi, bayılma veya nabız kaybı görülürse, mutlaka bir kardiyologa başvurmak gerekiyor.
Özetle, hapşırma tek başına kalbi durdurmaz; efsane sadece gözlemlenen kısa ritim değişimlerinden kaynaklanıyor.