E-sigara aromalarındaki vanilin, embriyonik gelişimi erken dönemde etkileyebilir

Prof. Dr. Funda Göde, e-sigaralarda yaygın bulunan vanilinin, insan embriyonik kök hücreleri üzerinde biyolojik etkiler oluşturabildiğini ve gebeliğin en erken dönemini etkileyebileceğini belirtti. Çalışma, aroma maddelerinin nikotin kadar önemli olabileceğini gösteriyor.

Bahçeci İzmir Tüp Bebek Merkezi'nden Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Funda Göde, e-sigaralarda sıkça kullanılan vanilinin insan embriyonik kök hücreleri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Human Reproduction dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya atıfta bulunan Göde, e-sigaraların güvenliği tartışılırken yalnızca nikotine odaklanmanın yetersiz kalabileceğini vurguladı.

Prof. Dr. Göde, "Sigaranın gebelik üzerindeki olumsuz etkileri uzun süredir biliniyor. Bu risklerden kaçınmak isteyen bazı kadınlar e-sigarayı daha güvenli bir seçenek olarak görebiliyor. Oysa geniş katılımlı gözlemsel araştırmalarda gebelikte e-sigara kullanımı ile erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve fetal büyüme sorunları arasında ilişkiler bildiriliyor. Yeni bir araştırma, konuyu e-sigaralardaki aroma maddeleri üzerinden ele aldı" dedi.

Vanilin birçok e-sigarada bulunuyor

Vanilinin kalem tipi cihazlardan pod sistemlerine ve tek kullanımlık ürünlere kadar farklı e-sigaralarda kullanılabildiğini belirten Prof. Dr.

Göde, daha önce incelenen e-likitlerin yarısından fazlasında bu aroma maddesinin tespit edildiğini, bazı ürünlerdeki miktarın 30 miligram mililitreyi aşabildiğini söyledi. Ürün içindeki miktarın vücuda geçen miktarla aynı olmadığını ifade eden Göde, "Kullanım sıklığı, solunan aerosol ve maddenin vücutta nasıl işlendiği gerçek maruziyeti etkiliyor.

Araştırmacılar yine de vanilinin aerosole yüksek oranda geçebildiğini gösteren verilerden hareketle anne dolaşımına ulaşabileceğini düşündü. E-likitteki vanilin miktarı, anne kanına veya embriyoya ulaşan dozu doğrudan göstermez.

Buna karşın vanilinin aerosol yoluyla vücuda girebilmesi, aroma maddelerinin biyolojik etkilerinin araştırılmasını gerekli kılıyor" diye konuştu.

Embriyonun erken dönemi hücrelerle modellendi

Gebeliğin çok erken evresinin gerçek insan embriyosunda deneysel olarak incelenmesinin mümkün olmadığını belirten Prof. Dr.

Göde, araştırmacıların implantasyon sonrasında embriyoyu oluşturacak hücre tabakasını temsil eden insan embriyonik kök hücrelerini kullandığını aktardı. Bu erken dönemde hücrelerin ileride farklı organ ve dokuları meydana getirecek üç temel tabakaya ayrılmaya başladığını ifade eden Göde, çalışmada vanilinin hücrelerin canlılığını ve gelişim yönünü değiştirip değiştirmediğinin araştırıldığını söyledi.

Olası etki için hücre zarındaki TRPV4 adlı kalsiyum kanalına odaklanıldığını belirten Göde, "Vanilin bu kanalı etkinleştirdiğinde hücre içine hızlı biçimde kalsiyum girdi. Kanal engellendiğinde gözlenen değişikliklerin büyük ölçüde önlenmesi, etkinin bu mekanizmayla bağlantılı olduğunu destekledi" ifadelerini kullandı.

Düşük ve yüksek düzeylerde farklı sonuçlar görüldü

Yüksek vanilin düzeylerinde hücre kolonilerinin yapısının bozulduğunu, hücrelerin koloniden ayrılması ve programlanmış hücre ölümünün arttığını belirten Prof. Dr.

Göde, hücrelerin bölünme hızında anlamlı bir değişiklik saptanmadığını söyledi. Araştırmanın dikkat çeken sonucunun daha düşük vanilin düzeylerinde ortaya çıktığını ifade eden Göde, "Bu grupta belirgin hücre ölümü görülmedi.

Buna karşılık hücreler, henüz belirli bir doku yönüne bağlanmamış gelişim durumundan uzaklaştı. İleride iç organların gelişimine katkı sağlayan endoderm tabakası yönünde değişim işaretleri saptandı.

Yüksek düzeylerde hücresel hasar öne çıkıyor. Daha düşük düzeylerde ise hücrelerin gelişim yönüyle ilişkili değişiklikler görülüyor.

Düşük miktarda hücre ölümü saptanmaması, biyolojik etki bulunmadığı anlamına gelmiyor" dedi.

Anne kanındaki vanilin düzeyi doğrudan ölçülmedi

Araştırmacıların deneyde etkili bulunan düşük vanilin düzeyi ile e-sigara kullanımı sırasında anne kanına ulaşabileceği tahmin edilen miktarları karşılaştırdığını belirten Prof. Dr.

Göde, bazı kullanım senaryolarında hesaplanan değerlerin deneydeki düzeye yaklaşabileceğini söyledi. Ancak kritik bir sınır olduğunu vurgulayan Göde, "Vanilin hamile kadınların kanında veya embriyoda doğrudan ölçülmedi.

Sonuçlar e-likitteki miktar, kullanım sıklığı, akciğerlerde tutulma ve kana geçiş gibi değişkenlerle oluşturulan matematiksel bir modele dayanıyor. Çalışma vanilinin insanlarda düşüğe, doğumsal anomaliye veya gelişim bozukluğuna yol açtığını kanıtlamıyor.

Güvenli bir kullanım eşiği de belirlemiyor. Bulgular, e-sigara aromalarının biyolojik açıdan etkisiz kabul edilmemesi gerektiğini düşündürüyor.

Bu araştırmayı insanlarda kanıtlanmış bir gebelik riski şeklinde yorumlayamayız. Ancak e-sigaraların gebelikte risksiz bir seçenek olduğu düşüncesini de desteklemiyor.

Özellikle gebeliğin henüz fark edilmediği erken dönemde maruziyet ihtimali göz önünde bulundurulmalı" diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER