Kilo vermek isteyenlerin en sık yaptığı hatalardan biri, sevdiği yiyecekleri tamamen yasaklamak. Oysa beslenme bilimi, bu yaklaşımın uzun vadede başarısızlığa yol açtığını gösteriyor. Uzmanlara göre küçük ve planlı kaçamaklar, kilo kontrolünün en güçlü destekçilerinden biri olabilir.
Mayo Clinic’in baş diyetisyeni Tara Schmidt, sağlıklı beslenmenin bir yaşam tarzı olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor. Schmidt’e göre, “Esnek bir alan bırakılmadığında insanlar kendilerini sıkışmış hissediyor.” Bu nedenle ara sıra bir cupcake, bir top dondurma ya da bir dilim pizzaya yer açmak, diyeti bozmaktan çok güçlendirebiliyor.
Araştırmalar da bu görüşü destekliyor. Diyetine sevdiği yiyecekleri kontrollü şekilde dahil eden kişilerin daha az yeme isteği yaşadığı, daha fazla kilo verdiği ve verdiği kiloyu korumakta daha başarılı olduğu belirtiliyor. Burada kilit nokta ise porsiyon kontrolü.

Uzmanlar, küçük porsiyonların kısıtlama–aşırı yeme döngüsünü kırdığını ifade ediyor. Planlı kaçamaklar sayesinde kişi hem psikolojik olarak rahatlıyor hem de yediği yiyeceğin tadını daha bilinçli çıkarıyor.
Bu yaklaşımı deneyenlerden biri olan 31 yaşındaki Jared Wakeford da bilinçli karbonhidrat tüketiminin kendisine yardımcı olduğunu söylüyor. Daha önce strese girdiğinde gizlice hamur işi tükettiğini anlatan Wakeford, artık bu yiyecekleri planlı şekilde yediğini ve kilo kontrolünün kolaylaştığını belirtiyor.
Uzmanlara göre kilo vermenin temel kuralı değişmiyor: alınan kalorinin yakılandan az olması. Ancak bu denge, sevilen yiyeceklerden tamamen vazgeçmeden de sağlanabiliyor.
