Türk Siyasetinin 70 Yıllık Şahidi Hüsamettin Cindoruk

Kısa süre önce aramızdan ayrılan, Türk siyasetinin 70 yıllık şahidi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk'u saygı ve rahmetle anıyoruz. Vefatının ardından, onun siyasi tarihimize ve günümüz Türkiye'sine dair derin analizlerini bir kez daha hatırlamak ve hatırlatmak istedik.

Bir süre önce Muhalif Yayın Kurulu Üyesi Leyla Emeç Tavşanoğlu, duayen siyasetçi ile Nişantaşı’ndaki evinde bir araya gelmiş ve Türkiye gündemine dair çok özel bir röportaj gerçekleştirmişti. Bugün yeniden gündeme taşıdığımız bu tarihi sohbette Cindoruk, Türkiye'nin yönetim sisteminden siyasetteki üslup değişimine kadar birçok konuda çarpıcı değerlendirmelerde bulunmuştu.

Leyla Emeç Tavşanoğlu sordu, TBMM Eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk yanıtladı. İşte devlet tecrübesinin ve hukuka bağlılığın altını çizen o röportajda öne çıkan soru ve yanıtlardan bazıları:

"Herhalde Bir Kahve İçiyorlar, Biraz da Bisküvi Yiyorlar" Cindoruk'un Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne ve yeni devlet işleyişine getirdiği eleştiriler oldukça keskindi. Anayasal dayanaktan yoksun bulduğu "Kabine" toplantılarına şu ironik sözlerle dikkat çekmişti:

“…. Anayasa’nın hangi maddesinde kabine var? Kabine dediğiniz ne? Bakanlar Kurulu. O zaman hani Başbakan? Bu Anayasa’da olmayan bir kurulu Cumhurbaşkanı topluyor, konuşuyorlar. Herhalde bir kahve içiyorlar, biraz da bisküvi yiyorlar. Başka ne yapacaklar?” 

"Meyve, Sebze Getiren Bile Var. Bir Saz Heyeti Eksik" Siyasetin geçmişteki ciddiyeti ile günümüzdeki yapısını kıyaslarken, parti meclis grup toplantılarının geldiği noktayı şu sözlerle eleştirmişti:

“Eskiden parti meclis grup toplantıları çok önemliydi ve örtülü yapılırdı. Şimdi grup toplantılarını görüyorum, hengâme. Bağıranlar, çağıranlar. Meyve, sebze getiren bile var. Bir saz heyeti eksik.” 

"Bugün Bizim Başkanlık Sistemi Sadece Habeşistan’da Var" Uygulanan sistemin bilimsel karşılığını sorgulayan Cindoruk, siyasetin kurallarına ve dünyadaki örneklere dikkat çekerek şunları söylemişti:

“Siyaset bilime dayanır. Yani Anayasa Hukuku ve Siyaset Bilimi. Siyaset Bilimi içinde bugün bizim başkanlık sistemi sadece Habeşistan’da (Etiyopya) var.” 

Parlamento ve Hukuk Vurgusu Röportajın genelinde Türkiye'nin köklü bir parlamento geleneğine sahip olduğunu belirten Cindoruk, Türkiye Cumhuriyeti'nin "Meclis'in kurduğu bir devlet" olduğunu hatırlattı. Kurumların, kuralların ve liyakatin önemini savunan duayen siyasetçi, hukukun üstünlüğü ve anayasal düzene dönüş için parlamenter rejimin yeniden güçlendirilmesi gerektiğine olan inancını dile getirdi.

Hüsamettin Cindoruk'un keskin zekası, mizahla harmanladığı eleştirileri ve engin devlet tecrübesiyle bezenmiş bu unutulmaz röportajının tamamını aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz.

Röportajın Tamamını İzlemek İçin:

 

İLGİLİ HABERLER