2 Nisan 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanan yeni düzenleme ile iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinde önemli değişiklikler yürürlüğe girdi. Eğitim sürelerinden uygulama yöntemlerine kadar birçok başlık yeniden tanımlanırken, sistemin odağı da net şekilde değişti: Artık “eğitim verildi mi?” değil, “çalışan gerçekten öğrendi mi?” sorusu öne çıkıyor.
Yeni düzenleme ile birlikte çalışanların işe başlamadan önce eğitim alması zorunlu hale getirildi. Ayrıca işe giren çalışanların temel eğitimlerini en geç 3 ay içinde tamamlaması gerekiyor. Eğitim süreleri de tehlike sınıfına göre yeniden düzenlendi. Az tehlikeli işyerlerinde en az 8 saat, tehlikeli işyerlerinde 12 saat ve çok tehlikeli işyerlerinde en az 16 saat eğitim verilmesi şartı getirildi.
Uzaktan eğitim konusunda da önemli bir sınır çizildi. Genel konuların online yapılmasına izin verilirken, özellikle işe özel riskleri içeren eğitimlerin yüz yüze verilmesi zorunlu hale getirildi. Bununla birlikte eğitim süreçleri artık dijital olarak izlenecek. Çalışanın eğitime katılımı, süresi ve başarısı kayıt altına alınacak.

"Gecikmiş ama doğru bir adım"
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Dr. Umut Elbir, yapılan değişikliği “gecikmiş ama doğru bir adım” olarak değerlendirdi.
“Elbir, yıllardır eğitimlerin çoğu yerde sadece formalite olarak yapıldığını belirterek, ‘Kağıt üzerinde herkes eğitimli görünüyordu ama sahada aynı hatalar devam ediyordu. Bu düzenleme ile artık gerçekten öğrenilip öğrenilmediği sorgulanacak’ dedi.
Özellikle işe başlamadan önce eğitim zorunluluğunun kritik olduğuna dikkat çeken Elbir, “İş kazalarının büyük bölümü çalışanların ilk günlerinde yaşanıyor. Eğitimi işe başlamadan önce vermek bu açıdan hayati bir adım” ifadelerini kullandı.
Uzaktan eğitim konusuna da değinen Elbir, “Risk sahada öğrenilir. Ekrandan izlenen bir eğitim bilgi verir ama refleks kazandırmaz. Bu yüzden yüz yüze eğitim zorunluluğu çok yerinde bir karar” dedi.
“Türkiye’de sorun mevzuat değil, uygulama"
Yeni düzenlemenin tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Elbir, asıl meselenin uygulama olduğunu belirtti:
“Türkiye’de sorun mevzuat değil, uygulama. Eğer bu düzenleme sahada doğru uygulanırsa iş kazalarında ciddi düşüş görürüz. Ama yine formaliteye dönerse hiçbir şey değişmez.”
Yeni yönetmelikle birlikte İSG eğitimlerinde daha denetlenebilir ve ölçülebilir bir yapı hedefleniyor. Ancak uzmanlara göre asıl başarı, bu kuralların işyerlerinde nasıl hayata geçirileceğine bağlı.
Dr. Umut Elbir’e göre yeni dönemin özeti ise oldukça net:
“İş kazaları kader değildir. Ama eğitim sadece anlatılıyorsa… o kader değişmez.