Getir kurucularından Mubadala’ya dev dava: 700 milyon dolar tazminat talebi

Getir’in kurucuları Nazım Salur ve Serkan Borançılı, varlık devri anlaşmasına uyulmadığı gerekçesiyle dev yatırım fonu Mubadala’ya Londra’da dava açtı.

Türkiye'nin küresel ölçekteki en büyük girişimlerinden biri olan Getir'de sular durulmuyor. Şirketin kurucu ortakları Nazım Salur ve Serkan Borançılı, Abu Dabi merkezli devlet varlık fonu Mubadala Investment Company’ye karşı Londra Yüksek Mahkemesi’nde en az 700 milyon dolarlık dev bir tazminat davası açtı. Davanın temelini, şirketin yeniden yapılandırılması sürecinde verilen sözlerin tutulmaması iddiaları oluşturuyor.

Varlık Devri Anlaşmasında "Komplo" İddiası

Kurucu ortaklar, 2024 yılında yapılan yeniden yapılandırma anlaşması uyarınca kendilerine devredilmesi gereken varlıkların teslim edilmediğini öne sürüyor. Dava dilekçesinde, özellikle yüksek değere sahip Getir Finance gibi teknoloji finans uygulamalarının kuruculara borçlu olunduğu ancak devrin gerçekleşmediği belirtildi. Salur ve Borançılı, Mubadala’nın sadece "en kârsız ve yükümlülük yüklü" olan n11 ve FreshDirect gibi birimleri devrederek diğer değerli varlıklar üzerinde kontrol sağladığını ve kendilerine karşı bir komplo kurulduğunu iddia ediyor.

Uber Satışının Hemen Ardından Gelen Hamle

Bu hukuk mücadelesi, Mubadala'nın geçtiğimiz hafta Getir’in Türkiye’deki yemek dağıtım işini 335 milyon dolar karşılığında Uber’e sattığını açıklamasının hemen ardından geldi. 2022 yılında 12 milyar dolar değerlemeye ulaşan şirketin, faiz oranlarındaki artış ve teknoloji sektöründeki daralma sonrası yaşadığı finansal türbülansta, kurucular ve yatırımcı fon arasındaki güven bağlarının tamamen koptuğu görülüyor.

Dezavantajlı Şartlar ve İhlal Suçlamaları

Kurucuların avukatları tarafından mahkemeye sunulan belgelerde, Mubadala’nın Aralık 2024’te kuruculara "anlaşılan şartlardan sapan ve son derece dezavantajlı" yeni bir teklif sunduğu ifade edildi. 510 milyon dolar değerindeki Getir Finance gibi kritik varlıkların hâlâ kuruculara devredilmemiş olması davanın merkezinde yer alıyor. Mubadala kanadı ise henüz iddialara karşı resmi bir savunma sunmadı ve yorum yapmaktan kaçındı.

İLGİLİ HABERLER