Yargıtay Başkanlığı'nda düzenlenen 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni, devletin üst düzey yetkilileri ve hukuk dünyasının temsilcilerini bir araya getirdi. Törende konuşan Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, adaletin toplumsal barışın temeli olduğunu belirterek, yargı mensuplarının karar verme süreçlerinde sosyal medya ve dış etkilerden bağımsız, yalnızca hukuka ve vicdana odaklanmaları gerektiğini ifade etti. Kerkez, hakimliğin özünde büyük bir yalnızlık barındırdığını ve bu sorumluluğun tarafsızlık ilkesiyle birleştiğinde anlam kazandığını vurguladı.
Geciken adalet ve çözüm odaklı yargı
Adaletin tecellisinde zaman yönetiminin kritik bir rol oynadığını belirten Kerkez, "Geciken adalet, adalet değildir" ilkesini hatırlatarak, yargının amacının sadece hızlı değil, zamanında ve doğru karar vermek olduğunu belirtti. Hukuki uyuşmazlıkların mahkeme salonlarına taşınmadan çözülmesinin toplumsal huzur için önemine değinen Kerkez, arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarının etkinleştirilmesinin, tarafların birbirini anlamasını sağlayarak çatışmaları kökten çözebileceğini ifade etti.
Teknoloji yargının hizmetinde olmalı
Dijitalleşmenin yargı süreçlerine entegrasyonu konusunda değerlendirmelerde bulunan Kerkez, UYAP ve e-duruşma gibi sistemlerin sağladığı kolaylıklara dikkat çekti. Yapay zekanın veri analizi ve içtihat tarama gibi konularda önemli bir yardımcı olabileceğini belirten Kerkez, ancak bu teknolojinin yargılamanın özüne müdahale etmemesi gerektiğini savundu.
Kerkez, "Teknoloji insanın yerinde değil, insanın yanında olmalıdır. Çünkü teknoloji hızlı olabilir ama sağduyu gösteremez, vicdani kanaat oluşturamaz" diyerek, sistemin şeffaf ve denetlenebilir olması gerektiğini belirtti.
Hukuki güven ve eşitlik vurgusu
Konuşmasının sonunda kanunların uygulanmasındaki istikrarın önemine değinen Kerkez, hukuki güvenliğin ancak kuralların benzer olaylarda öngörülebilir şekilde uygulanmasıyla sağlanabileceğini belirtti. Vatandaşın devlete olan güveninin, adaletin herkese eşit şekilde dağıtılmasıyla pekişeceğini ifade eden Kerkez, yargı sisteminin daha güçlü ve etkin bir yapıya kavuşması için teknolojik imkanların insan odaklı bir yaklaşımla kullanılması gerektiğini sözlerine ekledi.