Samsunlu sahaf Savaş Koçalan: Dijital ekranlar mürekkep kokusunun yerini alamaz

Samsun'da 14 yıldır sahaflık yapan Savaş Koçalan, dijitalleşen dünyaya rağmen basılı kitabın sunduğu atmosferin ve kültürel bağın vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

Samsun'un İlkadım ilçesinde 14 yıldır sahaflık mesleğini sürdüren Savaş Koçalan, teknolojinin hızla gelişmesine rağmen basılı kitapların ve sahaf kültürünün yerinin doldurulamayacağını savunuyor. 60 metrekarelik dükkanında 40 binin üzerinde eseri okurlarla buluşturan Koçalan, dijital dünyanın sunduğu kolaylıkların, bir kitabın sayfalarına dokunmanın ve o kendine has mürekkep kokusunu hissetmenin yerini tutamayacağını belirtiyor.

Kültürel Belleğin Koruyucusu Olarak Sahaflık

Koçalan, sahaflığın sadece bir ticaret alanı olmadığını, aynı zamanda kültürel belleği koruyan bir mekan olduğunu ifade ediyor. Tarihten sanata, klasikten politikaya kadar geniş bir yelpazede eserleri barındıran arşivinin, kendi okuma serüveniyle birleştiğinde 30 yıllık bir birikimi temsil ettiğini dile getiriyor. Sahaflığın ticari bir nesneye indirgenmesine karşı çıkan Koçalan, günümüzde herkesin kolayca online satış yapabilmesini sığ bir yaklaşım olarak değerlendiriyor.

Samsunlu sahaf Savaş Koçalan: Dijital ekranlar mürekkep kokusunun yerini alamaz

Dijital Dünyanın Okuma Alışkanlıklarına Etkisi

Yeni nesil okurların kitap tercihlerinde dijital platformlardaki yorumların etkili olduğunu gözlemleyen Koçalan, gerçek bir okurun kitapla kurduğu fiziksel bağın önemine dikkat çekiyor. Kitabın altını çizmenin, sayfalarına dokunmanın ve o atmosferi solumanın dijital dünyada karşılığı olmadığını belirten sahaf, Google yorumlarının okuma tercihlerini şekillendirdiğini ancak bu durumun yüzeysel kaldığını savunuyor.

Erişilebilirlik ve Geleneksel Deneyim Arasındaki Denge

Dijital platformların kitaba ulaşımı kolaylaştırması açısından olumlu yanları olduğunu kabul eden Koçalan, taşraya ve köylere kitap ulaştırılabilmesinin önemli bir artı olduğunu vurguluyor. Ancak tüm bu teknolojik gelişmelere rağmen, bir sahaf dükkanında kurulan sohbetin, kitaplar arasında kaybolmanın ve o özel atmosferin dijital dünyada bulunamayacağını yineleyerek, sahaflığın kültürel bir hazine olarak kalmaya devam edeceğini belirtiyor.

İLGİLİ HABERLER