Rize'de çay üretiminin atık lifleri, tarımda yeni bir dönemin kapısını araladı. ÇAYKUR Çay Araştırma Enstitüsü öncülüğünde başlatılan proje kapsamında, çay atıklarından elde edilen yerli 'çaykopit', topraksız tarımda kullanılan ithal kokopitin yerini almak için yarışıyor. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi'nden bilim insanlarının destek verdiği çalışmalarda, Rize'deki Atatürk Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü bünyesinde kurulan özel serada ilk mahsuller alındı.
Hindistan cevizi kabuklarının işlenmesiyle elde edilen ve yüksek su tutma kapasitesiyle bilinen kokopite alternatif olarak geliştirilen çaykopit, farklı bitki ve tohumlarla yapılan denemelerde umut verici sonuçlar ortaya koydu. Kabak, fasulye ve domates gibi ürünlerde verimliliği artıran yerli ürün, serada domates ve süs bitkisi ekimlerinde de başarılı oldu. İlk denemelerde ithal ürünlere kıyasla daha yüksek verim sağlayan çaykopit, hem döviz kaybının önüne geçilmesi hem de seracılık sektöründe yeni bir çığır açılması hedefiyle geliştiriliyor.
Çalışmalar neticelendi
ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, serada yaptığı incelemelerde projenin geldiği noktayı değerlendirdi. Üniversitelerdeki akademisyenlerin ve Çay Araştırma Enstitüsü'nün ortak çalışmaları sonucunda kokopite karşı çaykopit altlığının geliştirildiğini belirten Alim, "Burada gördüğünüz gibi farklı altlıklar var.

Ama yetişen ürünlere bakıldığında, çaykopit ile yetişmiş olan ürünlerin daha sağlıklı ve olması gereken şekilde yetiştiği göze çarpıyor. Çalışmalar hızlı bir şekilde devam ediyor.
İnşallah kokopitin yerini alabilecek ve yurt dışına çıkacak döviz engellenmiş olacak" dedi.
Alim, öncelikle kendi ülkemizde kullanılan kokopiti ithal etmeyip yerli ürünlerle yola çıktıklarında, ihracatın da kendiliğinden geleceğini vurguladı. "Yurt dışına giden o dövizleri Türkiye içinde tutmak gibi bir niyetle yola çıktık. Niyetimiz iyiydi, halisti; nihayetinde de çok güzel sonuçlar aldık" ifadelerini kullandı.

Seracılık sektöründe geniş yer bulacak
Çaykopitin sektörde önemli bir boşluğu dolduracağına inandığını belirten Alim, ürünün su tutma özelliğinin yüksek liflerden yapıldığını ve bu nedenle tarımda geniş kullanım alanı bulacağını söyledi. Topraksız tarımın, toprağın olmadığı veya az olduğu yerlerde, dikey tarım uygulamalarında bile değerlendirilebildiğini hatırlatan Alim, "İçerisinde sadece domates, çiçek gibi değil; farklı farklı ürünler de yetiştirilebiliyor. Bu anlamda özellikle çiçekçilik ve seracılık sektöründe geniş bir yer bulacağına inanıyorum" diye konuştu.
Atıklarla başlayan yolculuk
Projenin hikayesini de anlatan Alim, ilk olarak çay atıklarını bahçeye serdiğini ve üzerine ektiği tohumlardan sağlıklı ürünler aldığını söyledi. Daha sonra bir serada ithal altlıkların kullanıldığını görünce, "İşte bu kadar dolar karşılığı bunlar alınıyor" diyerek çalışmaları hızlandırdıklarını belirtti. Alim, "Çaykopit'le üzerine her ne ekerseniz ekin; domates, biber, salatalık, kabak, farklı çiçekler... Her türlü şey ilave edilebiliyor" dedi.
Rize'deki bu yenilikçi proje, çay atıklarının ekonomiye kazandırılmasının yanı sıra tarımda dışa bağımlılığın azaltılması açısından da büyük önem taşıyor. Yerli çaykopit ile hem ithalatın önüne geçilmesi hem de Türkiye'nin tarım ihracatında yeni bir kalem oluşturulması hedefleniyor.