İletişim Başkanı Burhanettin Duran, MEB Şura Salonu'nda düzenlenen 12. TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması Ödül Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Gençlerin medya dünyasına katacağı yenilikçi bakış açısına duyduğu güveni dile getiren Duran, dijitalleşen dünyada karşı karşıya kalınan risklere dikkat çekti.
Yapay zeka ve dezenformasyon riski
Yarışmanın bu yılki temasının 'Üretken Yapay Zeka' olarak belirlenmesinin önemine değinen Duran, teknolojinin sunduğu imkanların yanı sıra beraberinde getirdiği tehditleri de hatırlattı. Yapay zekanın bilgi kirliliği, mahremiyet ihlalleri ve algoritmik sansür gibi konularda ciddi riskler barındırdığını belirten Duran, medya profesyonellerinin bu dönüşüm karşısında daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Ayrıca 15 Temmuz Özel Kategorisi'nin yer almasını anlamlı bulduğunu belirten Duran, demokrasi mücadelesinin hafızalarda diri tutulmasının önemini vurguladı.
Dijital platformların hegemonik gücü
Büyük teknoloji şirketlerinin bilgi dolaşımı üzerindeki kontrolüne değinen Duran, sosyal medya platformlarının tarafsız mecralar olarak kabul edilemeyeceğini savundu. İsrail'in Filistin topraklarındaki saldırılarını örnek gösteren Duran, bu platformların içeriklerin görünürlüğünü algoritmalarla belirleyerek enformasyonu manipüle ettiğini belirtti. Duran, bu durumu 'dijital diktatörlük' olarak tanımlayarak, medyanın tarihsel süreçteki emperyalist hakimiyetine benzer bir yapının dijital dünyada kurulduğunu ifade etti.
Dijital esenlik için eylem planı
Dijital alanı daha güvenli hale getirmenin temel görevleri olduğunu belirten İletişim Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nın bu noktada kritik bir rol oynadığını söyledi. İletişim Başkanlığı'nın yapay zeka okuryazarlığı ve hukuki çerçeve oluşturma konularında çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Duran, konuşmasının sonunda geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden TRT Haber muhabiri Recep Levent Öztürk'ü de anarak ailesine başsağlığı diledi.