Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden Dr. Mustafa Akbayır, özellikle afet ve kriz gibi kritik dönemlerde sanal medya platformlarında hızla yayılan teyit edilmemiş bilgilerin toplum üzerinde yarattığı tehlikelere dikkat çekti. Günümüzde herkesin kolaylıkla içerik üretebildiği dijital mecraların, bilgiye ulaşma isteğiyle birleştiğinde ciddi bir dezenformasyon kaynağına dönüştüğünü belirten Akbayır, vatandaşları daha temkinli olmaya davet etti.
Bilgi kirliliği toplumsal paniği tetikliyor
Dr. Akbayır, cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla birlikte her bireyin birer yayıncı haline geldiğini, ancak bu durumun beraberinde kontrolsüz bir bilgi akışını getirdiğini ifade etti.
Özellikle 6 Şubat depremleri gibi büyük felaketlerde, sanal medyada yayılan yanlış bilgilerin toplumsal korkuyu körüklediğini hatırlatan Akbayır, vatandaşların kriz anlarında ilk refleks olarak sanal medyaya yönelmesinin büyük bir hata olduğunu belirtti. Uzman isim, doğrulanmamış içeriklerin geniş kitlelere ulaşmasının, o bilginin doğru olduğu anlamına gelmediğini vurgulayarak, resmi ve ana akım medya kanallarının takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Kişisel veriler ve etik sorumluluk
Sanal medyadaki risklerin sadece yanlış bilgiyle sınırlı kalmadığını belirten Dr. Akbayır, kontrolsüz paylaşımların kişisel verilerin gizliliğini de tehdit ettiğini dile getirdi.
Vatandaş gazeteciliği kavramının önemli bir işlevi olsa da, mesleki etik ilkelerden yoksun paylaşımların hem hukuki sorunlara yol açabileceğini hem de toplumsal güvenliği riske atabileceğini ifade etti. Paylaşım yaparken Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatan Akbayır, kullanıcıların gördükleri her içeriği sorgulamadan paylaşmamaları ve farklı kaynaklardan teyit etmeleri gerektiğinin altını çizdi.