35 bin kitabın sessiz bekleyişi: Dijital çağ sahafların raflarını nasıl değiştirdi?

Bursa'da 33 yıldır sahaflık yapan Mehmet Sami Kaynar, 45 metrekarelik dükkanında biriktirdiği binlerce eserin dijitalleşme karşısında okuyucuyla buluşma sürecinin nasıl yavaşladığını anlattı.

Bursa'da üç yılı aşkın süredir sahaflık mesleğini icra eden Mehmet Sami Kaynar, 45 metrekarelik mütevazı dükkanında 35 bin eseri barındıran devasa bir arşive ev sahipliği yapıyor. Ancak günümüzde dijital yayıncılığın ve internet üzerinden alışverişin yaygınlaşması, sahafların geleneksel yapısını ve müşteri profilini kökten değiştirdi. Kaynar, geçmişte haftalar içinde tükenen kitapların artık raflarda çok daha uzun süre beklediğini belirterek, kitap temin etmenin kolaylaştığını ancak satış yapmanın zorlaştığını vurguluyor.

Dipnotların peşinden giden okur profili değişti

Geçmiş yıllarda öğrencilerin kitaplardaki dipnotları takip ederek derinlemesine araştırmalar yaptığını hatırlatan Kaynar, günümüz gençliğinin ise daha çok sanal medyadaki yorumlara odaklandığını ifade ediyor. Kendi araştırmasıyla bilgiye ulaşan okurun yerini, hazır yorumlara dayalı bir okuma alışkanlığının alması, sahafların entelektüel etkileşimini de zayıflatıyor. Akademisyenler ve araştırmacılar hala dükkanın sadık müşterileri arasında yer alsa da, PDF kaynakların erişilebilirliği bu kesimin de fiziksel ziyaretlerini azaltmış durumda.

35 bin kitabın sessiz bekleyişi: Dijital çağ sahafların raflarını nasıl değiştirdi?

Kitaplar raflarda yeni sahiplerini bekliyor

Dijitalleşmenin getirdiği kolaylıklar, okuyucunun sahaf dükkanlarına uğrama alışkanlığını da zayıflattı. İnternet üzerinden kitap siparişi vermenin, raflar arasında dolaşırken tesadüfen keşfedilen eserlerin yarattığı o geleneksel kültürel deneyimin önüne geçtiğini belirten Kaynar, dükkanındaki düzenin dışarıdan karmaşık görünse de aslında titiz bir tasnif sürecinden geçtiğini belirtiyor.

45 metrekarelik alanda konu ve yayınevi bazlı bir düzen kuran Kaynar, sahaflığın sadece bir ticaret değil, korunması gereken bir kültür mirası olduğunu savunuyor. Nadir eserleri sadece satmak için değil, değerini bilecek kişilere ulaştırmanın kendisi için bir mutluluk kaynağı olduğunu belirten sahaf, kitapların yeni sahiplerine kavuşacağı günü beklemeye devam ediyor.

İLGİLİ HABERLER