Türkiye Komünist Partisi (TKP), son günlerde Süleymancılar ve Furkan Vakfı çevrelerine yönelik gerçekleştirilen adli ve idari operasyonların ardından tarikat ve cemaat yapılanmalarına ilişkin kapsamlı bir yazılı açıklama paylaştı.
"Süleymancılar, Furkancılar ve karışan kafalar… Tüm tarikat ve cemaatler derhal dağıtılmalı, holdingleri devletleştirilmeli!" başlığıyla yayımlanan metinde, iktidarın tarikat ve cemaatlerle kurduğu geçmiş ilişkilere dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
"AKP iktidarının ilk günden bu yana en büyük dayanaklarından biri her zaman tarikat ve cemaatler oldu. Aynı zamanda devasa holdingler haline gelmiş olan bu karanlık yapılar, yıllarca iktidarın da desteğiyle devletin birçok kritik kurumunda mevzilendiler, büyüdükçe büyüdüler. Bunun en öne çıkan örneği bilindiği üzere Fethullahçılardı. İktidarı bütünüyle kendi ellerine almak istediklerinde yaşananlar hâlâ hafızalarda."
"İyi tarikat, kötü tarikat ayrımı bir tuzaktır"
Son operasyonlar neticesinde kamuoyunda yapay bir ayrım oluşturulduğunu öne süren açıklamada, bakanlıkların açıklamalarına işaret edilerek şu değerlendirmelerde bulunuldu:
"Son günlerde önce Süleymancılar, ardından da Furkancılara yönelik operasyonlar sonrası bu tartışma bir kez daha açıldı. Üstelik 'iyi tarikat, kötü tarikat', 'yandaş tarikat, muhalif tarikat' gibi tuhaf bir kafa karışıklığı ve tuzak yaratarak… Bu kafa karışıklığını yaratan AKP’nin bakanlarının ısrarla 'tarikat ve cemaat operasyonu yapmıyoruz, bunlar suç örgütü' demek zorunda kalması boşuna değil. Bu eksikli tarifi biz düzeltelim: Tüm tarikat ve cemaatler birer suç örgütüdür! Bu açık gerçeği perdelemek için halkı 'iyi tarikat, kötü tarikat' tuzağına çekmek istiyorlar. Oysa iktidar kendi kontrolünde olan tarikat ve cemaatlerin boy atmasına izin veriyor, diğerlerini budayıp kendi hizasına sokmaya çalışıyor. Hepsi bu."
"Tüm holdingleri ve servetleri kamulaştırılmalı"
Tarikatların elinde bulunan ekonomik gücün ve holdingleşmenin çatışmalara zemin hazırladığını savunan parti yönetimi, açıklamasını şu taleplerle noktaladı:
"Ortada devasa boyutlara ulaşan holdinglere sahip tarikatlardan ve büyük bir pastadan söz ediyoruz. Bu pasta için boğazlaşma olmaması mümkün değil, bugün yaşadıklarımız tam da bunun yansımasıdır. Adı geçen tarikatlar dahil hepsinin halk düşmanı olduğunu, bu düzenin aparatı olduğunu ve yıllarca iktidarla işbirliği yaptıklarını akıldan hiç ama hiç çıkarmamak gerekiyor. Tarikat ve cemaatlerin iyisi, kötüsü olmaz! Bir kez bu tuzağa düşünce halk düşmanı Fethullahçılardan, çocuk katili ve istismarcısı Süleymancılardan dahi 'muhalif' çıkarmak mümkün hale gelir. Bugün ülkenin tüm kurumlarına yerleşen Menzil, İskenderpaşa ve İsmailağa gibi tarikat ve cemaatler yarın iktidarla pasta kavgası için ters düştüklerinde 'iyi' olmayacaklar. TKP’nin sözü açık: Tarikat ve cemaatlerin hüküm sürdüğü bu düzene ve onun iktidarına son verilmeli, tüm tarikat ve cemaatler derhal dağıtılmalı, bu karanlık yapıların halkı sömürerek elde ettiği devasa servete el konulmalı ve holdingleri devletleştirilmelidir!"