Özgür Özel'den çerçeve yasa açıklaması: Terörün bitmesi için "evet" dedik, demokratikleşmenin mücadelesini vereceğiz

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, çözüm süreci kapsamında Meclis'e gelen çerçeve yasaya verdikleri desteğin arka planını anlattı. İlkesel olarak silahsızlanmanın yanında olduklarını belirten Özel; Meclis grubundaki oylama serbestisinden şehit yakınları ve gazilerin özlük haklarına, İmralı tartışmalarından dış politikadaki bölgesel gelişmelere kadar gündemdeki kritik başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet'e verdiği röportajda iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç doğrultusunda hazırlanan çerçeve yasaya yönelik parti tutumunu, Ankara Güvenpark'ta müdahaleye uğrayan şehit yakınları ve gazilerin taleplerini, yerel yönetimlerdeki gelişmeleri ve bölgesel ittifak tartışmalarını değerlendirdi.

"Silahsızlanmaya ilkesel olarak 'evet' dedik"

Çerçeve yasaya verilen destek konusundaki eleştirileri yanıtlayan Özel, partisinin duruşunun ilkesel olduğunu belirtti. Meselenin yıllardır TBMM çatısı altında çözülmesini savunduklarını hatırlatan Özel, şöyle konuştu:

"Bir terör örgütü silah bırakıyor. Bundan sonra çatışma olmayacak gözüküyor. Bu sürecin en büyük karşıtı olan MHP başlangıcı ifade etti. Ülkeyi yönetmeye talip olan bizler PKK’nin silah bırakmasına nasıl 'Hayır' diyeceğiz. O yüzden bu konuda ilkesel olarak 'Evet' demek durumundayız. Bu ihtimalin karşısında yer alınmaz, tarihsel olarak. Elbette eleştirilere hak veriyoruz. Genel olarak itirazlar bize bu kadar çok kötülük yapılırken, antidemokratik uygulamalar varken 'evet' denmesi."

Sürecin sadece güvenlik değil, kalkınma ve demokrasi boyutunun da bulunduğunu ifade eden Özel, Türkiye'nin terörle mücadelede yaklaşık 2 trilyon dolar harcadığına dikkat çekti. Grup içi oylama dağılımına da değinen Özel, milletvekillerini serbest bıraktıklarını, 35 milletvekilinin "evet", 54 milletvekilinin "hayır" oyu kullandığını belirterek, "Lider suntasının olmadığı, grup kararlarının gerekli olmadıkça alınmadığı, herkesin rahat siyaset yapacağı bir parti olacağımızı söylemiştik. Çıkan sonuçtan memnunum, grup içinde herkes doğru karar verildiği görüşünde" dedi.

"İmralı'ya gitmedik, demokratikleşmenin mücadelesini vereceğiz"

İktidarın hazırladığı yasal düzenlemelerin komisyon raporunun yalnızca bir kısmını oluşturduğunu dile getiren Özel, kayyım uygulamalarının kaldırılması ve basın özgürlüğünü kısıtlayan yasaların düzeltilmesi gibi maddelerin de takipçisi olacaklarını vurguladı. Süreç boyunca duruşlarının net olduğunu kaydeden Özel, "Onlar İmralı’ya gitti, biz gitmedik. Gittiklerini gizlemeye çalıştılar. Biz 'Komisyona gireriz' dedik, girdik. 'İmralı’ya gitmeyeceğiz' dedik, gitmedik. Terörün bitmesi, silahsızlanma konusunda 'evet' oyu verdik, demokratikleşmenin mücadelesini vereceğiz. İktidarımızda bu adımları tamamlayacağız" ifadelerini kullandı.

Demokratikleşme kavramını eşit yurttaşlık ve adalet temelinde tanımladıklarını belirten Özel, meselenin anayasa değişikliğine evrilmemesi gerektiğini, esas odak noktasının ekonomik ve fırsat eşitliği ile vergi adaleti olması gerektiğini ifade etti.

"Demokrasinin adresi TBMM ve sandıktır"

Abdullah Öcalan'ın kamuoyuna yansıyan beyanları hakkındaki soru üzerine Özel, heyetin kendilerini bilgilendirmediğini ve bu tür sızıntıların manipülasyon içerdiğini kaydetti. Özel, "Ben demokrasinin yolunu cezaevlerinden, şehirlerden değil; TBMM’den geçiririm. Eğer demokratik bir cumhuriyet olacaksak bu yol Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden ve sandıktan geçer" dedi.

Etimesgut ve Menderes belediyelerindeki gelişmelere de değinen Özel, partiden ayrılan ve butlan yönetiminde bulunan yapının tutumunu "suçüstü hali" olarak nitelendirdi.

Kurtulmuş'a çağrı: "Meclis olağanüstü toplanmalı"

Ankara Güvenpark'ta özlük hakları talebiyle toplanan ve polis müdahalesiyle alandan çıkarılan şehit yakınları ile gazilerin durumuna tepki gösteren Özel, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'a çağrıda bulundu. Yaklaşık 6 bin kişinin temsil edildiği bu kitlenin asgari ücretin altında ödemeler aldığını ve protez desteklerinin yetersiz kaldığını vurgulayan Özel, şunları söyledi:

"Terörle mücadelede kolunu, bacağını kaybetmiş kişinin sorununu çözmeden atılan her adım toplum vicdanında bu sürece desteği düşürüyor. Numan Kurtulmuş’a bir çağrıda bulunuyorum. Gazi Meclis’in gazilerin sesini duyması lazım. Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırması lazım. Genel görüşme açılabilir, ilgili komisyon çalışabilir. Ellerinde verilmiş kanun teklifleri var. Biz defalarca kanun teklifi verdik. Meclis Başkanı tarafsız kişiliğiyle bu adımı atmalı."

Bölgesel anlaşmalar ve dış politika eleştirisi

Son dönemde gündeme gelen "Mekke Anlaşması" ve bölgesel güvenlik adımlarını da değerlendiren Özel, metnin Meclis onayından geçirilmeden uygulanamayacağını savundu. Anlaşmanın Türkiye'nin güvenliği açısından riskler barındırdığını öne süren Özel, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde tampon bölge konumuna itilmesini eleştirerek, parlamenter denetimi ve kurumsal siyaseti dışlayan dış politika adımlarının karşısında olduklarını belirtti.

İLGİLİ HABERLER