Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, 2027 yılı merkezi yönetim bütçesini sert bir dille eleştirdi. Ekonomik tablonun giderek ağırlaştığına dikkat çeken Özel, bütçenin halkın refahını değil, iktidarın mevcut düzenini korumaya odaklandığını belirtti.
Özel, "Tarihimizde ödediğimiz en yüksek faizi ödeyeceğiz. Her 100 liralık verginin 20 lirası doğrudan faiz ödemesine gidecek.

Bu bütçeden 87 milyona asla refah çıkmaz. 2026 yılı kötüydü, maalesef söylemeliyim 2027 yılı çok daha kötü olacak" ifadelerini kullandı.
Bütçe açığında rekor beklentisi
Özel, bütçe verilerini analiz ederek, 2027 yılı için öngörülen 3,9 trilyon liralık bütçe açığının Cumhuriyet tarihinin rekoru olduğunu vurguladı. Enflasyon hedefi ile vergi artış oranları arasındaki tutarsızlığa değinen Özel, devletin vatandaştan enflasyonun çok üzerinde vergi toplayacağını, ancak maaş zamlarını düşük enflasyon hedefine göre belirleyeceğini savundu. Bu durumu "kara düzenin devamı" olarak nitelendiren Özel, faiz ödemelerindeki yüzde 45'lik artışın da halkın sırtındaki yükü katladığını ifade etti.

Fon vurgunu ve bürokrasideki istifalar
Ekonomik krizin yanı sıra fon vurgunu iddialarına da değinen Özel, iktidarın 34 gün boyunca sorumluluktan kaçtığını iddia etti. SPK Başkanı ve bakan yardımcılarının görevden alınma sürecini eleştiren Özel, "Pislik bunların paçalarından akıyordu ama Erdoğan bunları görevden alamıyordu. Çünkü ucu kendilerine dokunuyordu" dedi. İktidarın dış güçler söylemiyle sorumluluktan kaçmaya çalıştığını belirten Özel, yaşananların kötü yönetimin bir sonucu olduğunu yineledi.
Esenyurt'ta kayyım skandalı
Konuşmasında Esenyurt Belediyesi'ne atanan kayyım ve çevresindeki rüşvet iddialarına da geniş yer ayıran Özel, kayyımın sağ kolunun evinden çıkan yüklü miktardaki döviz ve altınlara dikkat çekti. "62 daire parası çıktı" diyen Özel, bu durumun iktidarın yönetim anlayışını gözler önüne serdiğini savundu. Ayrıca Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davaya değinen Özel, İmamoğlu'nun masumiyetinin tartışılmaz olduğunu ve iktidarın canlı yayın talebinden geri adım atmasının iddianamenin zayıflığını kanıtladığını öne sürdü.