Gazeteci Murat Ağırel'in kamuoyuna taşıdığı iddiaların ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın resen başlattığı "yurt dışına kayıt dışı para aktarma" soruşturması derinleşiyor. Soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla çağrılan eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara Adliyesi'ne giderek savcılığa ifade verdi. İşlemlerin ardından dosyada yeni bir gelişme yaşandı; Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek'in de şüpheli sıfatıyla 7 Eylül Pazartesi günü saat 14.00'te ifade vermek üzere adliyeye çağrıldığı bildirildi.
Melih Gökçek: "Benim ifade vermediğim konu yoktur"
Adliyedeki savcılık işlemlerinin tamamlanmasının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Melih Gökçek, dosyadaki gizlilik kararına işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
"Ben burada savcılığa ifade verdim. Bu ifadenin gizliliği var. Şunu söyledim bunu söyledim gibi bir şey dememi beklemeyin. Allah izin verirse savcılığın araştırması bitecek neticeyi alacağız. Melih Gökçek konuşmayan adam değildir. Ben ısrarla rakiplerimi ekrana davet edip de getiremedim. Ben size bir bilgi vereceğim. Ben hayatımda ilk defa soruşturma geçirmiyorum. Ben belediye başkanlığına ilk olarak 94 yılında seçildim, yaklaşık 9 yıl muhalefette belediye başkanlığı yaptım 500 tane soruşturma geçirdim. Ben 500 defa sıçradım bunların hepsinden takipsizlik aldım. Bunların hepsinde ifade verdim.
En büyük hakem vatandaştır. Ekrana çıkmaktan kim korkar haklı olmayan insan korkar. Mansur Yavaş döneminde 21 tane soruşturmam bitti. Biten bu soruşturmaların hepsine Mansur Yavaş itiraz ettirdi. İtiraz edilen dosyalar da benim lehime onaylandı. Mansur Yavaş ekranlarda en az 3-4 kez söyledi. 109 tane soruşturma geçirdim dedi ama benim için Melih Gökçek yargılanmadı diyor. Benim buralardan takipsizlik almam yasal olmuyor. Kendisi alınca oluyor ben alınca olmuyor. Benim ifade vermediğim konu yoktur. Allah nasip ederse önümüzdeki günlerde buranın kararı çıkacak. Karar çıktıktan sonra hepinizin televizyonlarına bol bol çıkacağım, endişeniz olmasın. Şimdi konu hakkında bilgi vermek istemem."
Soruşturmaya giden süreç: Hamag şirketi ve gayrimenkul iddiaları
Soruşturma süreci, gazeteci Murat Ağırel'in gündeme getirdiği iddialarla başladı. Ağırel; Melih Gökçek, oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek'in Almanya’da kurulan "Hamag" adlı şirket üzerinden milyonlarca avroluk gayrimenkul yatırımı yaptığını ve Türkiye’den bu şirkete kayıt dışı yollarla para transferi gerçekleştirildiğini öne sürdü.
İddialara göre, 2022 yılında 30 bin avro sermaye ve sıfır ciro ile kurulan şirket, 2024 yılına gelindiğinde Düsseldorf’ta 15 daire ve iki ticari alandan oluşan yaklaşık 3 milyon 800 bin avroluk bir mal varlığı edindi. Şirketin daha sonra Velbert kentinde 18 daire ve beş ticari alan barındıran, 8 milyon 700 bin avro değerindeki bir alışveriş merkezini satın alma girişiminde bulunduğu, sözleşme şartları sağlanamadığı için devrin gerçekleşmediği kaydedildi. İddialar arasında ayrıca ailenin Lüksemburg'da 180 ila 200 milyon avro değerinde bir alışveriş merkezinin alımı için müzakere yürüttüğü bilgisi de yer aldı.
Başsavcılık resen soruşturma açtı, Ağırel tanık olarak dinlendi
Söz konusu iddialar üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 29 Ağustos tarihinde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla resen soruşturma başlattığını duyurdu. Soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla dinlenen gazeteci Murat Ağırel, adliye çıkışında konuya dair şu değerlendirmeleri paylaşmıştı:
"HAMAG, sıfır ciro ve sıfır çalışanla, 30 bin avro sermayesi olan bir şirket. 2024 yılında bir anda 3 milyon 800 bin avro mal varlığına sahip oluyor. Ardından bu mal varlığına sahip olduktan sonra bu mal varlığı 15 daire ve iki ticari alandan oluşuyor. Sonrasında Velbert şehrinde 18 daire ve beş ticari alanın olduğu bir alışveriş merkezine evriliyor. Orası da 8 milyon 700 bin avro değerinde bir yerdi. Buraya iki defa sözleşme yapılıyor. Önce Hülya Gökçek adına yapılıyor. Sonrasında burası "HAMAG" adıyla tekrardan holding oluyor ve sözleşme yeniliyor ama sözleşmenin şartları yerine getirilmediği için bu satış gerçekleştirilemiyor. İstikamet Lüksemburg'a çevriliyor. Lüksemburg'da iki kişiden aldığım bilgiye göre yaklaşık 180-200 milyon avro gibi rakamlara bir alışveriş merkezinin pazarlığı yapılıyor. Bu alışveriş merkezinin pazarlığındaysa uzlaşma sağlanamıyor ve burayı almaktan vazgeçiyorlar. Buranın içerisindeki kişilerle ilgili bütün haberleri anlattım. Bu soruşturmanın nihayetinde çok daha büyük bir olayın, olay örgüsünün ortaya çıkacağı kanısındayım. Savcılık bununla ilgili soruşturmaya devam ediyor."
Öte yandan Ankara Büyükşehir Belediyesi de 7 Ağustos tarihinde Melih Gökçek, aile üyeleri, Beyaz TV ve Osmanlıspor yöneticileri ile ihaleye fesat karıştırdığı öne sürülen ilgililer hakkında "suç örgütü" iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu.