Erdoğan'dan Mekke Anlaşması ve bölgesel krizlere ilişkin net mesaj: Türkiye savaştan çekinmez

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Al Jazeera televizyonuna verdiği mülakatta Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın NATO'nun 5. maddesine benzer bir ortak savunma mekanizması sunduğunu belirtti. İsrail'in bölgedeki saldırgan tutumuna ve tehdit söylemlerine dikkat çeken Erdoğan, "Türkiye barıştan yanadır ancak savaştan da çekinmez, kaçmaz" ifadelerini kullanırken; yakın zamanda Şam'a bir ziyaret gerçekleştireceğini ve ABD Başkanı Trump'tan F-35 sözünü yerine getirmesini beklediklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doha merkezli Al Jazeera Arapça televizyonuna verdiği özel mülakatta küresel ve bölgesel gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na değinen Erdoğan, anlaşmanın dünyaya çok önemli bir mesaj verdiğini ve her üç ülkenin de süreçten büyük bir memnuniyetle ayrıldığını ifade etti.

Mekke Anlaşması NATO'nun 5. maddesi gibi ortak savunmayı kapsıyor

ABD ile İran arasındaki gerilimin yüksek olduğu bir dönemde imzalanan bu anlaşmanın dünya barışı açısından stratejik bir adım olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşmanın niteliğine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Bunu şöyle ifade edeyim; malum NATO'nun 5'inci maddesi neleri içeriyorsa aynı şekilde şu anda buradaki ortak savunma anlayışı da yine herhangi bir sıkıntının yaşanması halinde bu üç ülke burada gerekli adımı beraber atma şansına sahip olacaklardır. Bu, Türkiye'ye, Suudi Arabistan'a, Pakistan'a olabilir, hangisine olursa olsun, herhangi bir saldırı bu üç ülkeden birine olursa ortak savunma paktı olduğu için burada gerekli olan her türlü saldırıya karşı bu üç ülke birbirini savunma şansına sahiptir."

Mısır ve diğer bölge ülkelerine katılım çağrısı

Savunma paktının genişlemeye açık olduğunu belirten Erdoğan, "Şu anda bu üç ülkenin dışında, bu üç ülkeye ilave olabilecek ülkeler her an olabilir. Sadece Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan değil, ilave bazı ülkeler de aramıza katılabilir. Bunu anlaşmayı imzaladığımızda açıkladık, 'Bundan sonraki süreçte katılacak bazı ülkeler olursa bunlara da kapımız açıktır' dedik ve kapıyı açık tuttuk. Mısır da eğer arzu ederse bu üç ülke arasında anlaşmayı yapar ve Mısır'a da kapısını açar" dedi.

"İsrail savaşın baş aktörüdür, Hürmüz Boğazı trafiğe açılmalı"

ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşa ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasına değinen Erdoğan, dünya petrol akışının aksamaması gerektiğini ifade ederek, "Bu trafiği bir an önce açmak, dünya petrol trafiğini kısa zamanda açmak suretiyle inşallah dünyanın petrol trafiğindeki bu zengin akışı durdurmamak lazım. Biz buna taraftarız, İran aynı şekilde buna taraftar. Temennimiz, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği ücretsiz olarak eğer açılırsa bu çok daha isabetli olacaktır. Ücretsiz olması, buradaki trafiği açmak noktasında çok hayırlı olacaktır" değerlendirmesini yaptı.

İsrail'in bölgedeki çatışmaları kışkırttığını vurgulayan Erdoğan, "Biz, buralarda kesinlikle savaştan yana değiliz, barıştan yanayız ama burada İsrail, bu savaşın baş aktörüdür. İsrail, burada savaşı sürekli teşvik etti, savaştan yana olmuştur. Savaştan yana olduğu için de burada diğer ülkeler çok bedel ödediler. Bunun da baş sorumlusu İsrail olmuştur" diye konuştu. Erdoğan, ABD ve İran arasındaki krizde Katar ve Pakistan'ın üstlendiği arabuluculuk rollerinin kıymetli olduğunu ve Müslüman ülkelerin birlik içinde hareket etmesi gerektiğini söyledi.

"En kısa zamanda Şam seyahati yapacağım"

Suriye'de Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni yönetimle ilişkilerin güçlü şekilde ilerlediğini belirten Erdoğan, "Suriye ile devlet mekanizmalarımız gayet güzel ilişki içindeler, bu birlikteliği, bu beraberliği sürdürüyoruz. Suriye, bizim kardeşimizdir, Suriye'yi asla yalnız bırakmayacağız. Bu süreçte Suriye, kardeşlerinin kendisine olan ilgi ve alakasını görecektir, hiç endişe etmesinler. Oranın istikrarı için Türkiye’nin üzerine ne düşüyorsa biz bunu sonuna kadar yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Elhamdülillah, bunu en güzel şekilde gerek Cumhurbaşkanı Şara gerek ilgili arkadaşlar gayet iyi biliyorlar. Üzerimize düşen neyse bunu sonuna kadar yaptık. Bundan sonraki süreçte de yapmaya devam edeceğiz. En kısa zamanda ben de inşallah bir Şam seyahati yapacağım" açıklamasında bulundu.

"Lübnan'ı yangın çemberinden kurtarmamız, Gazze'yi yalnız bırakmamamız lazım"

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın Türkiye ziyareti ve İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, "Lübnan'a karşı yapılan bu saldırılar bizi ciddi manada üzmektedir. Sayın Cumhurbaşkanı ile burada görüşmemizi yaptık. Bundan sonraki süreçte de Lübnan'a elimizden gelen destek neyse bu desteği vermeye devam edeceğiz. Bunu başarmak suretiyle Lübnan’ı bu yangın çemberinden kurtarmamız lazım. Şu anda İsrail, saldırgan. Lübnan, şu anda sürekli İsrail saldırıları altında. Bir an önce Lübnan’ı bu saldırılardan kurtarmamız gerekiyor. Bu konuyu ABD ile görüştük, görüşmeye de devam ediyoruz. Bu meseleyi Sayın Trump ile Türkiye'yi ziyareti sırasında da görüştük. Elbette önümüzdeki dönemde de kendisiyle görüşmeye devam edeceğiz" dedi.

Gazze'deki insani krize de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze'yi biz kendi başına bırakamayız. Üzerimize düşen görev neyse Gazze ile ilgili olarak bugüne kadar bunu yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Hamas, elinden gelen tüm samimi dayanışmayı ortaya koydu ama İsrail'den ise böyle olumlu bir yaklaşım söz konusu değil. Onlar hala saldırgan tutumlarıyla Lübnan'a, Gazze'ye saldırmaya devam ediyorlar. Trump'ın bu gelişmelerden rahatsız olduğunu görüyorum. Bizler de bu noktada her türlü uyarıyı yapıyoruz. Bundan sonraki süreçte de bu uyarıları yapmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Türkiye savaştan çekinmez ve kaçmaz"

İsrailli siyasilerin ve medyasının Türkiye'yi hedef alan açıklamalarına sert yanıt veren Erdoğan, "Bakın, sizinle savaşı konuşmuyoruz, barışı konuşuyoruz, dünya barışını nasıl temin ederiz, bunu konuşuyoruz ama Türkiye'ye barış değil de savaş için saldıracak olanlar olursa Türkiye, bu savaştan da çekinmez, kaçmaz; bunu da çok açık ve net bir şekilde söylüyorum. Böyle bir şeyi yaşamak istemeyiz" şeklinde konuştu.

Sudan ve Libya ile kurulan stratejik ortaklıklar

Sudan'daki duruma değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sudan’daki gelişmeleri iyi görmüyorum ancak Sudan’a da her türlü desteği vermeye devam ediyoruz. Bu konuyla ilgili olarak Sayın Başkan ile ilişkilerimiz de çok iyi. Sudan’da gerçekten mutedil, ideal bir yönetim şekli söz konusu. Sayın Başkan, kısa süre önce bizim konuğumuz oldu ve kendisiyle görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Gerçekten Sudan’ın liderini, bu aşamada Sudan’a layık bir lider olarak gördüm" dedi. Libya ile enerji iş birliğine dikkat çeken Erdoğan, "Libya ile ilişkilerimiz kararlı bir şekilde devam ediyor. Libya’yı da atılan adımlarda yalnız bırakmayacağız. Özellikle Libya’nın petrol rezervlerini beraberce değerlendirmekte Türkiye Petrolleri olarak biz de adımlarımızı attık, atıyoruz" açıklamasında bulundu.

"Trump'tan F-35 sözünü yerine getirmesini bekliyoruz"

ABD ile savunma sanayisi ve ticaret başta olmak üzere çok sayıda dosyanın masada olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu anda elbette Sayın Trump'ın F-35 uçakları konusunda verdiği sözü yerine getirmesini bekliyoruz. Bize F-35’lerle ilgili söz vermiştir ve bu sözün yerine gelmesi, Türkiye açısından önem arz etmektedir, bu sözü bekliyoruz. Biz, burada İsrail'i hiçbir şekilde masaya asla almış değiliz. Burada bizim muhatabımız Amerika’dır. Bu konuları Amerika ile görüşmek suretiyle adımlarımızı atıyoruz, atarız" dedi.

"Ordumuzun siyasetle ilişiği yoktur, Rusya ile ilişkilerimiz iyi"

Moskova ile temasların kesintisiz sürdüğünü ifade eden Erdoğan, "Rusya ile ilişkilerimiz gayet iyi. İlişkilerimizi sürekli telefon diplomasisiyle devam ettiriyoruz. İlgili bakan arkadaşlarım sürekli Rusya'daki muhataplarını ararlar, onlar da benim ilgili bakanlarımı ararlar. Böylece görüşmelerimizi sürdürüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yapısına da değinen Erdoğan, "Güçlü bir orduya sahibiz, güçlü bir jandarmamız var. Bu ordu, şu anda kendi içerisinde birlik ve beraberlik halinde hareket ediyor. Bu birlik ve beraberlik halinde hareket eden ordumuzun bu düzeni, bu kuruluşu herkesi gerçek manada kendi içinde sevindiriyor. Ordumuz birdir, beraberdir, bütündür ve yoluna da bu şekilde devam etmektedir. Politikayla askerimizin ilişiği yoktur" dedi.

"Önceliğimiz Avrupa Birliği değil, Arap dünyasıyla birliğimizi korumalıyız"

Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecine ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Avrupa, 53 yıldır Türkiye’yi arasına almadığı gibi bundan sonraki süreçte de almayı düşünmüyor ama biz kapımızı kapamadık. Biz, yine Avrupa Birliği’ne katılmayı düşünüyoruz. Alırlarsa ne ala, almazlarsa ne ala. Bizim için önceliğimiz Avrupa Birliği değil ama Avrupa Birliği’ne sürekli söylüyoruz, kaybeden siz olursunuz, Türkiye olmaz. Türkiye’de AK Parti iktidarını takibe devam edin. AK Parti ile Türkiye, çok daha güçlü yarınlara yürüyecektir, bundan kimsenin endişesi, şüphesi olmasın" ifadelerini kullandı.

Mülakatın sonunda Arap coğrafyasına mesaj gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hepsine selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Biz, onların hepsini seviyoruz. Biz, biriz, beraberiz, iriyiz, aman birbirimizi kırmayalım, gücendirmeyelim, birlikte olmaya devam edelim" diyerek sözlerini tamamladı.

İLGİLİ HABERLER