ABD’li milyarder Jeffrey Epstein’in kurduğu pedofili ve fuhuş ağına ilişkin davada yeni belge ve iddialar gündeme gelmeye devam ediyor. Siyaset, sanat, bilim ve spor dünyasından çok sayıda ismin adının geçtiği dosyada, kamuoyunda en fazla tepki çeken başlıklardan biri ise “adrenokrom” iddiaları oldu.
Komplo teorilerine göre bazı zengin ve elit çevrelerin, gençleşmek ve ömürlerini uzatmak amacıyla çocuklardan elde edildiği öne sürülen bu maddeyi kullandığı iddia ediliyor. Bu iddiaların arkasında istihbarat örgütleri ve gizli yapılar olduğu öne sürülse de, konuya ilişkin resmi makamlar tarafından doğrulanmış bir bulgu bulunmuyor.

Kurtlar Vadisi’nde “gençlik iksiri” sahnesi yeniden paylaşılıyor
Yayınlandığı dönemde derin devlet, küresel güç odakları ve gizli yapılarla ilgili kurgusuyla büyük ses getiren Kurtlar Vadisi dizisi, bu kez Epstein davasıyla ilişkilendirilen bir sahnesiyle yeniden gündeme geldi.
Dizide yer alan “Yüce Majesteleri” karakterinin tedavi edildiği sahnede, karakterin yaşam süresini uzatmak için çocuk kanı kullanıldığı açık şekilde işleniyor. Sosyal medyada milyonlarca kez paylaşılan sahnenin diyalogları, bugün Epstein davası kapsamında ortaya atılan iddialarla benzerlik gösterdiği gerekçesiyle yeniden tartışma konusu oldu.
O sahnedeki diyaloglar dikkat çekiyor
Söz konusu sahnede, “Doktor” karakteri Yüce Majesteleri’nin daha uzun ve sağlıklı yaşaması için kanının tazelenmesi gerektiğini söylerken, kurban olarak seçilen bir çocuğun “Çocuklar ölecek öyle mi?” sorusuna şu yanıt veriliyor:
“Onlar kanlarını vererek ölümsüz olacaklar.”
Bu diyalog, Epstein davası çerçevesinde sosyal medyada sıkça dile getirilen ve çocukların yoğun korku anında salgıladığı iddia edilen “adrenokrom” maddesiyle ilişkilendiriliyor.
Kurgu ile iddia arasındaki benzerlik tartışılıyor
Uzmanlar, dizideki sahnelerin tamamen kurgusal olduğunu vurgularken, sosyal medyada birçok kullanıcı Kurtlar Vadisi’nin yıllar önce küresel skandallara göndermede bulunduğunu savunuyor. Epstein davası devam ederken, dizideki bu sahne de “tesadüf mü, öngörü mü?” sorularını yeniden gündeme taşıdı.
