Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda NATO Parlamento Başkanları onuruna verilen yemekte yaptığı konuşmada, küresel savaşların güvenlik mimarisini yeniden şekillendirdiğini söyledi.
NATO’da Yeni Güvenlik Dönemi Vurgusu
Erdoğan, Avrupa-Atlantik güvenliğinin tarihi bir dönemeçten geçtiğini belirterek, savaşlar, terör ve düzensiz göç gibi tehditlerin mevcut güvenlik anlayışını yeniden şekillendirdiğini ifade etti.
“Eski kalıpların yerini yeni belirsizliklerin aldığı bir dönemden geçiyoruz” diyen Erdoğan, uluslararası sistemin mevcut tanımlarının da yetersiz kaldığını vurguladı.
“NATO’nun Caydırıcılığı Daha Kritik Hale Geldi”
Erdoğan konuşmasında, NATO’nun caydırıcılığını korumasının ve müttefikler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesinin her zamankinden daha önemli olduğunu söyledi.
“Halklarımızın bizden talebi, gelecek nesillerin barış içinde yaşamasını sağlayacak koşulların oluşturulmasıdır” ifadelerini kullandı.
Ankara Zirvesi Mesajı
Yaklaşan NATO Zirvesi’ne de değinen Erdoğan, Ankara’da yapılacak toplantının tecrübe paylaşımı açısından önemli bir platform olacağını belirtti.
Zirveye uluslararası düzeyde yoğun ilgi olduğunu söyleyen Erdoğan, müttefikler arasında dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin NATO’daki Rolü
Erdoğan, Türkiye’nin NATO misyonlarında aktif rol aldığını ve savunma sanayisinde önemli ilerleme kaydettiğini belirtti.
Türkiye’nin 70 yılı aşkın süredir NATO’nun güvenliğine katkı sunduğunu vurgulayan Erdoğan, savunma harcamaları ve külfet paylaşımında daha dengeli bir yapı çağrısı yaptı.
Gazze ve Filistin Mesajı
Konuşmasında Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Erdoğan, Gazze’de yaşananların insanlık vicdanında derin yaralar açtığını söyledi.
“1967 sınırlarında bağımsız, egemen bir Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır” diyerek iki devletli çözüm çağrısını yineledi.
“Barış Çabalarına Katkı Sürecek”
Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Erdoğan, Türkiye’nin her iki tarafla da görüşebilen nadir ülkelerden biri olduğunu ve barış girişimlerine katkı sunmayı sürdüreceğini ifade etti.
Konuşmasını Türkiye’nin bölgesel ve küresel barış için potansiyelini kullanma hedefiyle tamamladı.