İstanbul'da düzenlenen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı kapsamında gerçekleştirilen 2026 TÜSEB Ödül Töreni'ne katılan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık altyapısındaki dönüşümünü ve gelecek vizyonunu paylaştı.
Bakan Memişoğlu, 1.500'ü aşkın hastane ve 1.5 milyonluk sağlık personeliyle Türkiye'nin dünya genelinde sağlık liginin en üst sıralarında yer aldığını vurguladı. Şehir hastaneleri yatırımlarının hız kesmeden sürdüğünü belirten Memişoğlu, halihazırda 28 tesisin hizmet verdiğini, 11'inin inşaat, 11'inin ise proje aşamasında olduğunu ifade etti.
Yerli üretimde teknolojik atılım
Bakan Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık sanayisini lokomotif sektörlerden biri haline getirme hedefi doğrultusunda önemli veriler paylaştı. Yerli solunum cihazlarının 45 ülkeye, otomatik şok cihazlarının ise 16 ülkeye ihraç edildiğini belirten Memişoğlu, önümüzdeki iki yıl içinde tamamen yerli ultrason cihazlarının üretimine başlanacağını müjdeledi.

Ayrıca, Nobel ödüllü Prof. Dr.
Aziz Sancar'ın beyin tümörü tedavisindeki çalışmalarının klinik araştırmalarının Türkiye'de yürütülmesinin hedeflendiğini dile getirdi.

Sağlıkta tam bağımsızlık hedefi
Türkiye'nin kendi imkânlarıyla kalp-akciğer makinesi ve GÖKBEY ambulans helikopteri gibi kritik teknolojileri geliştirdiğine dikkat çeken Bakan Memişoğlu, hedeflerinin cihaz, ilaç ve aşı konusunda dışa bağımlılığı tamamen bitirmek olduğunu söyledi. Genç bilim insanlarına ve girişimcilere seslenen Memişoğlu, 'Başımıza icat çıkartın' diyerek, sağlık teknolojilerinde yeni başarı hikâyeleri yazmak için herkesi uretensaglik.gov.tr adresi üzerinden projelerini sunmaya davet etti.
Hastalık değil sağlık odaklı yaklaşım
Bakanlık olarak temel görevlerinin sadece hastalıkları tedavi etmek değil, sağlığı korumak olduğunu hatırlatan Memişoğlu, obezite ve tütün kullanımıyla mücadelenin öncelikli gündem maddeleri olduğunu belirtti. Çocukları ve gençleri zararlı alışkanlıklardan korumak için tütün ürünlerinin görünürlüğünü azaltmaya yönelik çalışmaların devam ettiğini ifade eden Memişoğlu, sağlığın insanın en büyük zenginliği olduğunu ve bu zenginliği korumanın toplumsal bir sorumluluk taşıdığını sözlerine ekledi.