Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen Genişletilmiş 3'üncü Kademe Sosyal Politikalar Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sosyal devlet anlayışında katettiği mesafeye dikkat çekti. Çeyrek asırlık iktidar döneminde sosyal politikalar alanında köklü bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini vurgulayan Göktaş, güçlü bir hizmet ağıyla ülkenin dört bir yanındaki hanelere ulaştıklarını belirtti.
Engelli ve yaşlılara yönelik devrimsel adımlar
Bakan Göktaş, geçmişte engelli bireylerin sosyal hayata katılımının kısıtlı olduğuna işaret ederek, bugün gelinen noktada engelli kanunları ve evde bakım yardımları gibi uygulamalarla büyük bir değişim yaşandığını ifade etti. 2006 yılında başlatılan evde bakım desteğinin dünyada eşine az rastlanır bir model olduğunu hatırlatan Göktaş, şu an 497 bin aileye aylık 15 bin 755 lira tutarında düzenli destek sağlandığını açıkladı. Bu yardımların bir lütuf değil, vatandaşın derdine derman olma gayesi taşıdığını belirten Bakan, popülist yaklaşımlardan uzak, çözüm odaklı bir siyaset izlediklerini vurguladı.

Teşkilatlara 'sahada aktif olun' çağrısı
Toplantıda söz alan AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ise teşkilat mensuplarına kapı kapı dolaşma talimatı vererek, vatandaşla kurulan iletişimin derinleştirilmesi gerektiğini söyledi. Sadece hal hatır sormanın yeterli olmadığını belirten Ala, karşılaşılan sorunların tespit edilip ilgili mercilere iletilmesinin teşkilatın sorumluluğu olduğunu ifade etti. Hata yapmamak için azami gayret gösterdiklerini belirten Ala, AK Parti'nin yoksulluk, yasaklar ve yolsuzlukla mücadele felsefesinin temel taşları olduğunu hatırlattı.

Kolektif akıl ve hizmette istişare vurgusu
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hülya Terzioğlu ise sosyal politikaların dezavantajlı gruplara yönelik bir hizmet alanı olduğunu belirterek, kolektif aklın önemine değindi. Valilikler, belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışmanın bir şiar olduğunu dile getiren Terzioğlu, şehit ve gazi ailelerinden mültecilere kadar toplumun tüm kesimlerinin takibinin bir görev olduğunu belirtti. Terzioğlu, yapılan hizmetlerin birer vesile olduğunu, asıl olanın ise toplumsal dayanışmayı güçlendirmek olduğunu sözlerine ekledi.