Üniversite öğrencilerinden yüz tanımalı otonom güvenlik dronu
Başkent Üniversitesi öğrencilerinden otonom güvenlik dronu
Başkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencileri, yüz tanıma teknolojisiyle yetkili ve yetkisiz kişileri tespit edebilen otonom güvenlik devriye dronu geliştirdi. Proje, geniş alanlarda güvenliği artırmayı ve sabit kameraların oluşturduğu kör noktaları ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Öğrenciler Sude Yencilek, Doğa Küçükkayalar, Ecem Dilan Ayaz, Mehmet Ali Karaca ve Melih Can Kesgin, danışman Dr. Öğretim Üyesi İclal Çetin Taş rehberliğinde hazırladıkları "Yüz Tanıma ile Kaçak Giriş Tespiti Yapabilen Otonom Güvenlik Devriye Dronu" projesiyle dikkat çekti.
Gerçek zamanlı analiz yapıyor
Belirlenen güzergâhlarda otonom olarak devriye gezen dron, kamerası aracılığıyla elde ettiği görüntüleri gerçek zamanlı analiz ediyor. Sistem, görüntülerde insan tespiti yaptıktan sonra kişilerin yüzlerini veri tabanındaki kayıtlarla karşılaştırarak "yetkili" veya "yetkisiz" olarak sınıflandırıyor.
Yüz tanıma doğruluğunu artırmak amacıyla çok açılı kayıt sistemi kullanan projede, her kişi için farklı açılardan alınan beş fotoğraf üzerinden doğrulama gerçekleştiriliyor.
Yetkisiz girişte anında alarm oluşturuyor
Veri tabanında kayıtlı olmayan bir kişinin tespit edilmesi halinde sistem otomatik olarak yüksek seviyeli alarm oluşturuyor. Alarm bilgisi, olayın konumu ve anlık görüntüsü bulut tabanlı sisteme aktarılırken, geliştirilen mobil uygulama üzerinden yetkililere eş zamanlı bildirim gönderiliyor.
"Kör noktaları ortadan kaldırmak temel amacımız"
Projede yer alan öğrenci Mehmet Ali Karaca, sektörde kullanılan standart güvenlik yöntemlerine alternatif bir çözüm geliştirmeyi amaçladıklarını belirterek şunları söyledi:
“Geniş alanlardaki güvenliği sağlamak, sabit kameraların oluşturduğu kör noktaları ortadan kaldırmak temel amacımız oldu. Dronumuz belirlediğimiz alanlarda devriye geziyor. Bu devriye sırasında kameradan aldığı görüntüleri analiz ediyor. Eğer bir insan tespit ederse bu insana yaklaşıp yüz tanıma işlemini gerçekleştiriyor. Eğer kişi bizim veri tabanımıza kayıtlı olan bir kişi ise bize düşük seviyeli bir alarm gönderiyor. Yani tehlikesiz bir durum oluşturduğunu bize söylüyor. Eğer kişi veri tabanımıza kayıtlı olmayan yetkisiz bir kişi ise bize yüksek seviyeli bir alarm gönderip bu olaya anında müdahale etmemizi sağlıyor. Aynı zamanda bu alarmların anlık görüntüsünü, alarmın konumunu ve alarm içeriğini mobil uygulamamızda anlık olarak görüntüleyebiliyoruz.”
Stratejik alanlarda kullanılması hedefleniyor
Öğrenciler, geliştirdikleri yerli teknolojinin başta kamu kurumları olmak üzere askeri bölgeler, stratejik tesisler ve yüksek güvenlik gerektiren alanlarda kullanılabilecek şekilde geliştirilmesini hedefliyor.
"Yüzde 95 doğruluk oranıyla çalışıyor"
Karaca, sistemin yüzde 95 doğruluk oranıyla çalıştığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Sistemimiz yüzde 95 doğruluk oranıyla çalışıyor. Kişileri tespit edebiliyor, yüz tanımalarını gerçekleştirebiliyor. Yetkisiz bir kişi tespit edildiğinde olayın anlık görüntüsü bizim bulut veri tabanımıza kaydediliyor. Ve bu görüntüler anlık olarak mobil uygulamamızda görüntülenebiliyor. Ve bu, sisteme anında hızlı bir müdahale etmemizi sağlıyor. Biz projemizi yerli ve milli bir şekilde geliştirdik. Bu projeyi başta ülkemizin önemli kurumları olmak üzere daha sonrasında askeri alanlar, stratejik tesislerde kullanılmak üzere tasarladık. Projemizin üzerine daha da koyarak, daha da geliştirerek yerli ve milli bir proje ortaya koymayı hedefliyoruz.”