Türk yatırımcı rotasını yurt dışına çevirdi: 2025'te milyar dolarlık hamle

Türkiye'de yerleşik yatırımcıların yurt dışı gayrimenkul alımları 2025 yılında 2,4 milyon dolara ulaşırken, uzmanlar bu eğilimin portföy çeşitlendirme stratejisinin bir parçası olduğunu vurguluyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verileri, yerli yatırımcıların küresel gayrimenkul piyasalarına olan ilgisinin hız kesmeden devam ettiğini ortaya koydu. 2025 yılı itibarıyla yurt dışı gayrimenkul alımları 2,4 milyon dolar seviyesine ulaşarak dikkat çekici bir tablo oluşturdu. Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, bu verilerin yatırımcıların küresel hareket alanlarını genişletme ve varlıklarını farklı coğrafyalara yayma isteğinin bir yansıması olduğunu belirtti.

Yatırım kriterlerinde yeni dönem

Gayrimenkul yatırımlarında geleneksel kira getirisi ve değer artışı beklentisi hala önemini korusa da, yatırımcıların karar verme süreçleri artık çok daha karmaşık hale geldi. Döviz bazlı varlık edinme arzusu, yatırım yapılan ülkenin sunduğu oturum hakları, eğitim olanakları ve uluslararası mobilite imkanları, karar aşamasında belirleyici faktörler arasında yer alıyor. Özellikle yüksek gelir grubundaki yatırımcılar, tek bir pazara bağlı kalmak yerine, riskleri dağıtarak daha dengeli ve uluslararası bir portföy oluşturmayı hedefliyor.

Avrupa'da Yunanistan öne çıkıyor

Türk yatırımcıların Avrupa pazarındaki hareketliliği de yakından takip ediliyor. Coğrafi yakınlık ve Avrupa Birliği standartları nedeniyle Yunanistan, sunduğu Golden Visa programıyla Türk yatırımcılar için cazibe merkezi olmayı sürdürüyor.

Programın sağladığı oturum hakkı ve euro bazlı varlık edinme imkanı, yatırımcıların uzun vadeli yaşam planlarıyla örtüşüyor. Uzmanlar, bu tür modellerin sadece finansal bir getiri değil, aynı zamanda aileler için bir gelecek planı olarak görüldüğünü ifade ediyor.

Stratejik bir portföy yönetimi

Yurt dışı yatırımlarının bir pazarı diğerine tercih etmekten ziyade, bir dengeleme stratejisi olduğunu vurgulayan Yağız Yiğit, yatırımcıların artık çok daha kapsamlı bir değerlendirme süreci yürüttüğünü belirtti. Gelecek dönemde de uluslararası portföy çeşitlendirmesinin önemini koruyacağını öngören Yiğit, yatırım ve oturum hakkını birleştiren modellerin Türk yatırımcıların radarında kalmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

İLGİLİ HABERLER