Nestlé Türkiye, küresel ölçekteki sürdürülebilirlik hedeflerini yerel düzeydeki somut projelerle birleştirerek COP31 iklim zirvesinin gündemine taşıyor. Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) ile kurulan stratejik iş birliği çerçevesinde zirveye katılan şirket, gıda sistemlerinin geleceğini şekillendirmek adına ortak akıl ve kolektif hareket etmenin önemini vurguluyor. Türkiye'deki 120 yıllık köklü geçmişini 'Burası Yuvamız' mottosuyla taçlandıran Nestlé, onarıcı tarım ve genç girişimcilik odaklı çalışmalarıyla sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk üstleniyor.
İklim Zirvesinde Stratejik Diyalog
Şirket, COP31'i farklı sektörlerin ve paydaşların bir araya gelerek çözüm üretebileceği kritik bir platform olarak değerlendiriyor. Bu kapsamda 9 Kasım'da Birleşmiş Milletler Pavilyonu'nda düzenlenecek olan ve değer zinciri kaynaklı emisyonların ele alınacağı panelde, Nestlé Türkiye onarıcı tarım alanındaki saha deneyimlerini küresel paydaşlarla paylaşacak.

Ayrıca YASED ile birlikte düzenlenecek özel bir forumla uluslararası yatırımcıları ve sektör liderlerini bir araya getirerek gıda sistemlerinin dönüşümü için diyalog ortamı oluşturacak. Nestlé Türkiye CEO'su Bernie Stefan, iklim değişikliğinin gıda sistemleri üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, çözümün ancak çiftçiden kamuya kadar uzanan geniş bir iş birliği ağıyla mümkün olabileceğini belirtti.
Yerel Deneyimler Küresel Hedeflere Işık Tutuyor
Nestlé'nin 2050 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yürüttüğü çalışmalar, Türkiye'de onarıcı tarım ve genç nesillere yönelik projelerle somutlaşıyor. Onarıcı Tarım Projesi ile toprak sağlığını ve biyoçeşitliliği korumayı hedefleyen şirket, 2030 yılına kadar 400 çiftçiye ve 2.000 hektarlık alana ulaşmayı planlıyor.

Diğer taraftan, Genç İşi Tarım programı ile tarımı teknoloji ve inovasyonla buluşturan Nestlé, genç girişimcileri destekleyerek tarımsal üretimin geleceğini güvence altına almayı amaçlıyor. Nestlé Türkiye Pazarlama, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Başak Ünal, sahada hayata geçirdikleri bu bütüncül dönüşüm modelini küresel platformlarda paylaşarak, iklim değişikliğiyle mücadelede somut uygulamaların önemini vurgulamaya devam edeceklerini ifade etti.