Evrensel pazarlama harikası, dünya markası: Ronaldo

Hawking’in kitabında tanımladığı, içerisinde yaşadığımız ve paydaşı olduğumuz “ceviz kabuğundaki evren” karşımıza sonsuz seçenekler çıkarır. Öyle ki, bu seçenekler insanları kimi zaman “denize inen uçurumun o korkunç tepesine doğru, kahderici bir sonuca sürüklerken (Hamlet’teki muazzam kreşendo süreci)”; kimi zaman ise yüzük yolculuğunu başarıyla tamamlamış Hobbit’lerin Shire’a dönmesi kadar mutlu bir sonuca sürükler. İşte bu noktada Hobbit yolculuğu örneğindeki seçenekler stabil kalıp, sürekli tercih edilen olgusuna dönüşür. Siz hiçbir şey anlamadan, sizin tek tercih edileniniz olmuş, sonuç olarak bir markanız, vazgeçilmeziniz olmuştur.

Yaşanan bu süreci pazarlama ekseninde ele alacak olduğumuzda ise, sürekli yeni gezegenlerin keşfedildiği evren içerisinde (kast ettiğim gün geçtikçe yeni ürün ve markaların oluşması, sonrasında rekabet dünyasına adım atmaları) ; uçtan uca devam eden bir süreçte ve her bir adımının bambaşka anlamlar barındırdığı bu kocaman galakside marka değeri oluşturup, bunu sürekli hale getirebilmek; nesiller boyu anlatılması gereken büyük bir başarı öyküsüdür. Rasyonalizmin günden güne değiştiği, dinamizmin hayat normali olduğu günümüz dünyasındaki pazarlama süreci, rekabet edip tercih edilen olmak ve marka değeri yaratmak açısından; her gün sil baştan 100 metre maraton koşusu startı verilip, mücadele edilen bir alan, arena haline gelmiştir. İşte bu noktada, tüm süreçler başarıyla sonuçlandırılıp bir ürün yaratılır ve yıkılmaz olur, efsanevi, karşı konulamaz, rekabetçi olursa; başına ne gelirse gelsin değerini yitirmez, üstüne üstlük bulunduğu yere değer katarak farklı bir noktaya taşır. Bahsettiğimiz ve her daim güncelliğini koruyan, ayrıca fazlasıyla da rekabetçi olan markamız ise C.Ronaldo.

Büyük ya da küçük hangi yaşta insan olursa olsun ve futbolu az biraz biliyorsa şayet, Ronaldo onlar için bir normaldir. Kiminle konuşursanız konuşun bu ismi duyar, hemen bir futbol sohbetine başlarsınız. Kimi zaman küçük bir çocuğun giydiği kırmızı M.United forması ile Ronaldo’yu anarken, kimi zaman ise yine bir Ronaldo forması giyen, fakat bu sefer R.Madrid ya da Juventus formaları ile futbol oynayan yetişkin ya da çocuk insanlarla karşılaşarak futbolun ve Ronaldo’nun entegrasyon gücünü hissedersiniz. Öyle ki, Ronaldo her nereye gidiyorsa gittiği yer değer kazanıp, insanların ilgisini çekerek, takip edilen, ücret ödenen, rekabetin had safhada olduğu bir diyara dönüşür. Bakınız, yıllarca süren, İspanya futbol ekonomisini besleyen ve El Clasico günlerini sabırsızlıkla beklediğimiz Ronaldo-Messi rekabeti. Dahası, gideceği yere henüz varmadan ufak bir söylentide bile heyecan katsayısını artıran, insanları meraktan uyutmayan bir fenomene dönüşmüştür. Çoğunluğumuzun hatıralarına kazınan, büyüyüp gelişen ve seyir zevki argümanını bizlere tanıtmaya başlayan Ronaldo, bebek adımlarını ilk olarak Red Devils lakabıyla tanınan M.United futbol kulübüyle atmaya başlamıştı. Bugün ise üzerinden geçen onca zamana rağmen, çoğu futbol taraftarı her konuşmasında o günleri anar ve o meşhur kırmızı forma ile Ronaldo’nun dünya futbol sahnesinde neleri başardığını büyük bir keyifle anlatır. Şimdi ise eskilere dönüş atmosferi hakim dünyaya, retro! Tüm futbolseverler, dahası sporsever ve rekabet isteyen insanlar, Ronaldo’nun Manchester’a dönüşünü büyük bir keyifle kutluyorlar. Eskilerin getirdiği yaşanmışlıklar, kulübe kattığı artı değer, karizma, marka değeri, rekabetçiliği, Ronaldo’yu kocaman bir “marka” haline getiriyor. Henüz yeni gelmesine rağmen, Premier Lig takipçi sayısını etkileyen, ligin diğer üyelerinin kendilerini daha da geliştirmek için bir motivasyon kaynağı olan, karşılaşılmak için beklenilen bir fenomen o!Büyük bir gözlükle incelenmesi gereken, pazarlama ve marka değeri olarak derslerde okutulması gereken bir fenomen. Eski formaları raflara yeniden dizdiren, ekonomik katsayıları yükselten bir marka! Ayrıca, global futbol ekonomisini de ayakta tutan her daim güncel kalmasını sağlayıp, bilboardlarda, sosyal medyada, televizyonlarda insanlara tanıtan bir futbol elçisi, yüzbinlerce çocuğun idolü, kahramanı.

Ürün, fiyat, yer, tutundurma, insan, reklam ve dahası… Pazarlamanın A’dan Z’ye tüm kademeleri incelenerek Ronaldo’nun başlı başına nasıl bir marka haline geldiği, günümüz pazarlama dünyasının ayrıntıyla incelemesi gereken bir konudur. Oynadığı dönemler boyunca, tüm futbolseverler tarafından ilk tercih edilen olmak başlı başına bir pazarlama başarısı iken; seyahat ettiği yeni dünyalarda rekabeti tetikleyip yeni markalar yaratılmasına da ön ayak olması ayrıca bir başarı hikayesidir. Kim bilir, belki futbola duyduğu aşk insanlara samimi gelmiş ve bağ kurdurmuştur ya da kaybettiği zaman yaşadığı hüzünler veya kazanma hırsı, sporculuğu ve kazanma sonrasında yaşadığı mutluluk insanların kendisiyle bağ kurmasını sağlamıştır. Rakip ya da değil, her dönem tercih edilen ve saygı duyulan bir marka olmak işte böyle bir şeydir.

İLGİLİ HABERLER