Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası (Eğitim Gücü Sen), öğretmenlerin mesleki ve özel hayat sınırlarını korumak amacıyla başlattığı dijital iletişim eylemini 2026-2027 eğitim-öğretim yılında da devam ettirme kararı aldı. Genel Başkan Oğuz Özat liderliğinde toplanan Genel Merkez Yönetim Kurulu, öğretmenlerin kişisel verilerinin korunması ve çalışma saatlerinin sınırlandırılması konusundaki kararlılığını yineledi.
Dijital platformlarda sınır ihlali
Sendika tarafından yapılan açıklamada, öğretmenlerin kendi istekleri dışında WhatsApp, Telegram ve BİP gibi platformlardaki gruplara dahil edilmesinin çalışma barışını bozduğu vurgulandı. Özellikle mesai saatleri dışında gönderilen talimatların ve tebliğlerin hukuki sınırları aştığı belirtilirken, öğretmenlerin kişisel telefon numaralarının veli veya üçüncü şahıslarla paylaşılmasının özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği ifade edildi. Bu durumun öğretmenleri veli baskısı ve zorbalığına açık hale getirdiği kaydedildi.
Resmi kanallar dışına çıkılmamalı
Eğitim Gücü Sen, idari bildirimlerin yalnızca e-Okul, kurumsal e-posta ve resmi iletişim kanalları üzerinden yapılması gerektiğini hatırlattı. Okul yönetimlerinin farklı platformları zorunlu tutmasının kabul edilemez olduğunu belirten sendika, herhangi bir dijital araç kullanılacaksa bunun tamamen öğretmenin gönüllülük esasına dayanması gerektiğini savundu. İdarelerin, öğretmenleri kişisel bilgilerini paylaşmaya zorlamak yerine, gerekli teknolojik altyapıyı kendilerinin sağlaması gerektiği belirtildi.
Eylem kararı tüm yıla yayıldı
Alınan sendikal karar doğrultusunda, Eğitim Gücü Sen üyeleri 2026-2027 eğitim-öğretim yılı boyunca resmi olmayan dijital gruplara katılma yönündeki idari emirleri reddetme hakkına sahip olacak. Ayrıca, kişisel iletişim bilgilerinin üçüncü taraflarla paylaşılmasına yönelik talepleri de geri çevirebilecekler. Sendika, bu eylem kararıyla öğretmenlerin dijital dünyadaki mahremiyetlerini güvence altına almayı hedefliyor.