İstanbul Kültür Üniversitesi'nde nörobilim atağı: Beyin ve Biliş Laboratuvarı kapılarını açtı

İstanbul Kültür Üniversitesi, insan zihninin karmaşık süreçlerini incelemek üzere kurulan Beyin ve Biliş Laboratuvarı'nı Prof. Dr. Talat Kırış'ın katılımıyla hizmete sundu.

İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) Psikoloji Bölümü, insan beyninin gizemli işleyişini ve bilişsel süreçleri mercek altına alacak yeni bir bilimsel merkeze kavuştu. Ataköy Yerleşkesi'nde kurulan Beyin ve Biliş Laboratuvarı'nın açılışı, İstanbul Tabip Odası Başkanı ve Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Talat Kırış'ın katılımıyla gerçekleşen törenle yapıldı. Etkinliğe üniversite yönetimi, akademisyenler ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.

Bilimsel araştırmalarda disiplinler arası vizyon

Açılışta bir sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Talat Kırış, beyin araştırmalarının tarihsel gelişimine değinerek, bilimsel bilginin üretilmesinde sanatın ve disiplinler arası iş birliğinin kritik rolüne vurgu yaptı. Araştırmaların sürdürülebilir olmasının bilimsel ilerleme için şart olduğunu belirten Kırış, laboratuvarın yanı sıra üniversite bünyesindeki Hareket Analiz Merkezi'ni de inceleyerek devam eden projeler hakkında bilgi aldı.

Yapay zeka çağında insan beynini anlamak

İKÜ Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe, yapay zeka teknolojilerinin yükselişte olduğu bir dönemde, bu teknolojilerin temel aldığı insan beynini anlamanın önemine dikkat çekti. Rektör Yüksektepe, laboratuvarın sadece bir araştırma merkezi değil, aynı zamanda farklı disiplinlerin bir araya gelerek yeni sorulara yanıt arayacağı bir platform olacağını ifade etti.

İstanbul Kültür Üniversitesi'nde nörobilim atağı: Beyin ve Biliş Laboratuvarı kapılarını açtı

Dijital dünyanın etkileri deneysel yöntemlerle incelenecek

Laboratuvarın kuruluşunda görev alan Dr. Öğr. Üyesi Selcen Yetkin Özden, güncel teknolojik gelişmelerin insan psikolojisi üzerindeki etkilerine odaklanacaklarını belirtti. Özden, yapay zeka tarafından oluşturulan içeriklerin algılanmasından, dijital uyaranlara verilen tepkilere kadar pek çok güncel konunun deneysel nörobilim yöntemleriyle ele alınacağını açıkladı.

Öğrenciler için uygulamalı araştırma sahası

Dr. Öğr. Üyesi Sena Kıcıklar ise laboratuvarın eğitim misyonuna vurgu yaparak, öğrencilerin teorik bilgiyi pratiğe dökebilecekleri bir alan oluşturduklarını belirtti. Elektroensefalografi (EEG) gibi ileri teknoloji araçlarının kullanılacağı merkezde, öğrencilerin pasif gözlemciler olmaktan çıkıp bizzat bilgi üreten araştırmacılara dönüşmeleri hedefleniyor.

İLGİLİ HABERLER