Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin (KDC) doğusundaki kırılgan bölgelerde hızla yayılan Ebola salgınında bilanço giderek ağırlaşıyor. Ülke genelinde doğrulanmış vaka sayısı 5 bin 375’e ulaşırken, virüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 2 bin 557’ye yükseldi. Salgının merkez üssü konumundaki Ituri’nin yanı sıra Kuzey Kivu, Güney Kivu, Haut-Uélé, Tshopo ve Bas-Uélé eyaletlerinde de vakalar görülmeye devam ediyor. Hükümetin verileri salgının ivme kazandığını gösterirken, 18 Ağustos'ta hastalığa yenik düşen altı yaşındaki Baudjo Baraka Jules'ün koruyucu ekipmanlı görevlilerce toprağa verilmesi, krizin insani boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Önceki salgınların bilançosunu geride bıraktı
Ülke tarihindeki 17’nci Ebola salgını olan bu kriz, hem vaka hem de ölüm sayısı bakımından 2018-2020 döneminde 2 bin 299 kişinin öldüğü salgını şimdiden geride bıraktı. Rakamlar sadece birkaç gün içinde korkutucu bir boyuta ulaştı; 16 Ağustos'ta 2 bin 325 olan can kaybı hızla artarken, yalnızca son 24 saatte 101 yeni vaka ve 33 ölüm kaydedildi. Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) verileri de haftalık rekorların kırıldığını doğruluyor. DSÖ, salgının yayılma hızının kontrol altına alınamaması halinde, 2014-2016 yıllarında Batı Afrika’da 11 binden fazla kişinin ölümüne neden olan tarihi felaketin dahi geride kalabileceği uyarısında bulunuyor. Ituri’de bazı ailelerin salgın nedeniyle 15’e kadar yakınını kaybetmesi, sahadaki durumun ciddiyetini ve tıbbi kapasitenin acilen artırılması gerektiğini vurguluyor.
Teşhiste gecikme ve yetersiz laboratuvar altyapısı
Salgının bu denli ölümcül olmasının arkasında yatan en büyük nedenlerden biri de teşhisin gecikmesi oldu. Uzmanlar, virüsün şubat ayından itibaren Mongbwalu adlı maden kasabasında dolaşıma girdiğini değerlendiriyor. Bilinen ilk kurban, Ituri'ye bağlı Bunia'da nisan ayı sonunda yaşamını yitiren bir sağlık çalışanıydı. Ancak salgının resmen doğrulanması ve uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan edilmesi haftalar sürdü. DSÖ temsilcisi Dr. Anne Ancia’nın açıklamalarına göre, bölgedeki ilk testler yalnızca önceki salgınlardan sorumlu olan "Zaire" türünü belirleyebiliyordu. Başlangıçta sıtma ve salmonella teşhisi konulan hastaların kanamaları durmayınca, örnekler daha gelişmiş laboratuvarlara gönderildi ve hastalığa "Bundibugyo" türünün neden olduğu saptandı.
Aşısı olmayan türe karşı zorlu mücadele
Mevcut salgına yol açan Bundibugyo virüsüne karşı henüz doğrudan onaylanmış bir aşı veya özel bir tedavi bulunmuyor. Erken aşamada uygulanan sıvı desteği ve belirtilere yönelik bakım hastaların hayatta kalma şansını artırırken, Ituri’de aşı ve ilaç adayları üzerine klinik çalışmalar yürütülüyor. KDC'ye salgınla mücadele kapsamında 16 bin 250 doz "Ervebo" aşısı ulaştırıldı ve bu sayının 70 bine çıkarılması planlanıyor. Aslen Zaire türüne karşı ruhsatlandırılan bu aşının Bundibugyo'ya karşı laboratuvar ortamında kısmi koruma sağladığı belirtilse de kesin etkinliği henüz kanıtlanmış değil. Sınır Tanımayan Doktorların Acil Durum Programı Sorumlusu Trish Newport ise tıbbi müdahalenin ötesinde, yerel halkın sürece yeterince dahil edilememesinin ve bilgi eksikliğinin mücadeleyi sekteye uğrattığına dikkat çekiyor.
Sağlık çalışanları hem virüsle hem de damgalanmayla savaşıyor
Virüsle savaşın en ön saflarında yer alan sağlık çalışanları ağır risk altında görev yapıyor. Bunia’daki bir hastanede görevli hemşire Etienne Ezo, ağır hastalara kısıtlı koruyucu ekipmanla müdahale ederken hastalığa yakalandı. 2017'de Zaire türüne karşı aşılandığı için hayatta kaldığına inanan Ezo, iyileşmesinin ardından bu kez toplumsal baskı ve damgalanmayla yüzleştiğini, salgını sahte bir plan olarak gören çevrelerden tehditler aldığını ifade etti. Ebola virüsünün, iyileşmeden sonra bile gözler, merkezi sinir sistemi ve testisler gibi bağışıklık sisteminin zor eriştiği bölgelerde aylarca kalabilmesi nedeniyle risk tamamen ortadan kalkmıyor. DSÖ hastalığı atlatanları 18 ay boyunca izlerken; Ezo gibi görevine dönen sağlık çalışanları, ailelerini ve çevrelerini korumak adına her gün klorlu suyla yıkanmak gibi zorlu kişisel tedbirlere başvurmaya devam ediyor.